DEDE KORKUT TA AŞK

Turgay KABAK
2018 Journal of International Social Research  
Öz Dede Korkut, Türk kültür ve tarihi açısından en önemli değerlerden birisidir. Dede Korkut anlatılarında Türklerin en eski inanç ve yaşayış biçimlerinden eserin yazıya aktarıldığı yüzyıla kadar pek çok unsuru bugüne kadar araştırmacılar yaptıkları değerli çalışmalarla ortaya koymuşlardır. Bu bağlamda Dede Korkut anlatmaları üzerine yerli/yabancı pek çok araştırmacının çalıştığı en geniş literatüre sahip kültürel öğelerimizden birisidir. Ancak Dede Korkut Anlatmalarındaki aşk ve âşıklar
more » ... k ve âşıklar üzerine günümüze kadar bir çalışma yapılmamıştır. Bu çalışmada Dede Korkut'ta aşkın nasıl yer aldığı, kahramanların aşklarını nasıl ifade ettikleri, aşk serüvenlerinde ne gibi zorluklarla karşılaştıkları gibi konular üzerinde durup metin merkezli bir inceleme yapılacaktır. Anahtar Kelimeler: Dede Korkut, Aşk, Âşık. Abstract Dede Korkut is one of the most important values in terms of Turkish culture and history. Dede Korkut narratives of the oldest beliefs and ways of life in the Turkish narrative of the work until the century until the transfer of many elements to date, the researchers have shown their valuable work. In this context, Dede Korkut is one of our cultural elements with the largest literatüre on which many domestic/foreign researchers work. However, there has been no study on the love and the lovers in Dede Korkut narratives. In this study, a text-centered study will be carried out on Dede Korkut, on how the love takes place, how the heroes Express their love, the difficulties they encounter in love adventures. GİRİŞ İnsan, biyolojik ve ruhsal yapının bir araya gelmesinden oluşan bir canlıdır. Biyolojik yapısını bedeni oluştururken, bu bedene insan olma özelliğini kazandırarak onu diğer canlılardan ayıran ruhsal yapısıdır. Bu ruhsal yapı bir takım duygu ve düşüncelerden oluşur. İnsanlar eski çağlardan itibaren, korku, heyecan, tedirginlik, mutluluk, üzüntü, merak, aşk gibi çeşitli duyguların girdabında sürüklenmiş, bu duygular onlara ritüeller yaptırmış, kaleler inşa ettirmiş, yerin yedi kat altına şehirler kurdurmuş, yıllarca süren savaşlara girmelerine sebep olmuştur. Bu duygulardan birisi olan ve insanoğlunu en çok etkileyenlerden birisi olan aşktır. En eski çağlardan berisi filozoflar, din adamları şairler, yazarlar ve daha pek çok kişi aşkı tanımlamak için uğraşıp durmuşlardır. İnsanoğlu aşk uğruna o kadar çok eziyete, zorluğa katlanmıştır ki mitlerden, destanlara, efsanelerden hikâyelere, masallardan romanlara, şiirlerden türkülere pek çok sözlü ve yazılı edebiyat türünün en başat konularından birisi aşk olmuştur. Bu eserlerde konu edilen aşk bazen ilahi aşktır bazen beşeri aşktır; ama sonuç itibariyle insanı dertten derde salan, uğruna çölleri aşırıp dağları deldiren, dünya nimetinden vazgeçip sevgiliyle bir olma gününü her dem yanarak bekleten aşktır. Türk edebiyatı da sözlü edebiyatından yazılı edebiyatına aşk konusunu işleyen eserlerle doludur. Aynı zamanda geleneğin adı olmuş olan aşk, âşıklık geleneğinin en temel konusudur. Âşıklar bahtsız oldukları için sevgililerine bir türlü kavuşamazlar, hayatları sevgilinin peşinde koşturmakla geçer. Âşıkların sevgilileri ne tasavvufta olduğu gibi ilahi sevgilidir ne de divan edebiyatındaki gibi ideal bir anlamda da soyut bir sevgilidir. Onlar sevgilileriyle görüşürler, konuşurlar hatta bazen kavuşurlar. Temel itibariyle bu edebiyat, kadın erkek ilişkisi, gurbet ve sevgiliye kavuşmayı işleyen aşk üzerine kuruludur (Artun, 2009, 156). Âşıklık geleneği içerisinde gelişen ve çoğu zaman ozanlar, âşıklar tarafından icra edilen halk hikâyelerinin konuları içerisinde aşk önemli bir yer tutar. Ercişli Emrah, Arzu ile Kamber, Tahir ile Zühre konusu aşk olan başlıca halk hikâyeleridir (Sakaoğlu, 2011, 8).  Bu çalışma 2017 yılında Azerbaycan'da yapılan Korkut Ata'dan Günümüze Âşıklık Geleneği Sempozyumu'nda sözlü olarak sunulan bildirinin gözden geçirilmiş şeklidir.
doi:10.17719/jisr.2018.2769 fatcat:i3mv4qiib5grflg5euyarcxgu4