Fuzûlî Divânı'nda Âh Kavramı

Tuba ONAT ÇAKIROĞLU
2013 Turkish Studies  
Tuba Onat ÇAKIROĞLU ** ÖZET Fuzûlî XVI. yüzyılda yaşamış, Türk edebiyatının büyük şairlerinden birisidir. Eserlerinde duygusallık (lirizm) ön plândadır. Devrinde kıymetinin bilinmemesinden, kimsesizlik ve yoksulluktan şikâyet etmiştir. Yaşadığı dönemde devlet adamlarından umduğu ilgiyi görememiş ve yaptığı başvuruların cevabını dahi alamamıştır. Bu ilgisizlik şairin psikolojisini etkilemiş ve zaman zaman şiirlerine de yansımıştır. Eserlerinde beşerî ve ilâhî aşk ön plâna çıkmıştır. Ayrıca onun
more » ... serlerinden tasavvufî konulara da vâkıf olduğu anlaşılmaktadır. Fuzûlî aşk ve âşıklık konularını ele alırken kendine has üslûbuyla ince hayâllerle süslemiştir. Bu yazıya konu olan Âh kavramı, gazellerinde yaklaşık 73 beyitte geçmektedir. Âh ünlem olarak daha nâdiren yer almıştır. Tîg-i âh, âteş-i âh, dûd-ı âh, berk-i âh ve benzeri şekilde tamlamalarda sıklıkla geçmektedir. Birkaç beyitte de âh etmek, âh almak deyimi yer almaktadır. Klâsik Türk edebiyatında âşığın hâline tercüman olan kavramlardan birisi de "âh" kavramıdır. Âh'ın sözlüklerde birinci anlamı nidâ, ikinci anlamı âşıkın iç âlemindeki üzüntüyü, kederi dışa vuruşudur. Edebiyatta bazen nidâ olmuş bazen de âşıkın derdini ifade etmesine vasıta olmuştur. Sevgilinin ilgisizliği ve ulaşılmazlığı karşısında bunalan âşık, öyle bir âh çeker ki derdini âleme duyurur. Âhının dumanı göklere yükselir ve feleğin kandilini tutuşturur. Fuzûlî âhından dolayı cümle âlemi rahatsız ettiğini düşünür. Aşkının büyüklüğünü ve âşıklığını anlatmak isteyen divan şairleri mübalağalı ifadelere başvurdukları bilinen bir durumdur. Fuzûlî aşkını ve âşıklığını ifade ederken âh kavramını sıklıkla kullanmıştır.
doi:10.7827/turkishstudies.5222 fatcat:ddh2srnwmja37mfdc3zcedlbdi