SABAHATTİN ALİ NİN "DEĞİRMEN" ADLI ÖYKÜSÜNE GÖSTERGEBİLİMSEL BİR YAKLAŞIM

Zeynep CİN ŞEKER
2018 Journal of International Social Research  
Öz Bu çalışmada Sabahattin Ali'nin Değirmen öyküsü göstergebilimsel metin çözümleme yöntemiyle incelenmeye çalışılacaktır. Göstergebilimsel çözümleme yöntemi olarak Greimas'ın anlamlama göstergebilimi kuramı doğrultusunda geliştirdiği yöntem kullanılacaktır. İlk uygulamalarını yazınsal metinler üzerinde gerçekleştiren göstergebilim, metne ulaşma yöntemlerinden biridir. Yazınsal metinleri inceleyen göstergebilimin amacı metindeki anlam ve anlamlamayı ele almaktır. Bu bağlamda metni çözümlemek,
more » ... metni çözümlemek, metnin anlamına ulaşmak; onu oluşturan sözcüklere tek tek anlamlar yükleyerek değil metnin, bağlamı göz önüne alınarak, bir bütün hâlinde incelenmesiyle mümkün olacaktır. Göstergebilimin amacı anlamın ne olduğundan ziyade nasıl oluşturulduğunu ortaya çıkarmaya çalışmaktır. Yüzey yapıdan derin yapıya doğru bir yol izleyen göstergebilimsel metin çözümleme yöntemi üç düzeyden oluşmaktadır: Söylemsel düzey, anlatısal düzey, mantıksal-anlamsal düzey. Söylemsel düzeyde, metindeki eyleyenlerin oyunculaşmasının, zamanın ve uzamın oluşturduğu söylem ortaya konur. Anlatısal-göstergesel yapılar metnin yüzeysel incelenmesinin diğer aşamasıdır. Anlatı metnini yüzeysel düzeyde betimlemeyi sağlayan en önemli araç eyleyenler şemasıdır. Eyleyen adı verilen bu birimler anlatıda sadece insan olarak değil soyut kavramlar olarak da karşımıza çıkabilirler. Mantıksal-anlamsal düzey göstergebilimsel çözümlemenin son ve anlamlamanın en küçük birimlerine inilmeye çalışılan aşamasıdır. Bu düzeyde temel karşıtlıkların ortaya konduğu göstergebilimsel dörtgen kullanılır. Söylem ve anlatı düzeyinde ortaya konan olgular mantıksal-anlamsal düzeyde birleşerek derin yapıyı oluştururlar. Soyut düşüncelerin yer aldığı bu düzeyde amaç okuyucunun bu soyut düşüncelere ulaşmasını sağlamaktır. Anahtar Kelimeler: Göstergebilim, metin çözümleme, Sabahattin Ali . Abstract In this study, Sabahattin Ali's tale of "Değirmen" will be discussed by analysing text semiologically. As the semiological analysis method, the method that has been theorised by Greimas in accordance with signification semiological analysis will be used. The semiology, first practices of which were executed on written texts, is one of access to text methods. The goal of the semiology, which studies written texts, is to discuss meaning and signification. In this regard, analysing the text and comprehending the meaning of the text will be possible by taking its context into consideration and working through as a whole, but not by assigning a meaning to each word. The goal of the semiology is to find out how the meaning is constituted more than what is the meaning. Semiological text analysis method, which follows process of -from the superficial patterns to deep patterns-, consists of three levels: Discoursive level, narrative level and logical-lexical (semantic de olabilir emin olamadım) level. On the discoursive level, discourse built by time, extent and the fact doers become actors is put forward. Narrative and semiologic patterns are other phase of analysing text superficially. The most important means to describe narrative text on superficial level is 'schema of doers (actors da olabilir)'. We may encounter these units called "doers" in narration as not only humans but only abstract concepts. Logical-lexical level is the final phase of semiotic analysis on which minor units of signification are handled. On this level, semiotic square, on which basic contrasts are put forward, is used. Facts set forth on discourse and narration level constitute deep pattern by conjoining on logical-lexical level. On this level abstract thinking take place, the aim is to make readers to attain abstract thinking.
doi:10.17719/jisr.20185638974 fatcat:gvq3egcjrveutdyyil2julhyxe