Extracranial and intracranial artery dissections: Experiences from a tertiary referral center

Çiğdem Deniz, Talip Asil, Abdulkadir Tunç
2018 Dicle Medical Journal  
Craniocervical artery dissection is an important cause of ischemic stroke especially in young and middle aged adults. In this study, we evaluated extracrainal and intracranial artery dissections in terms of etiologies, risk factors, stroke severity and functional outcomes. Methods: A total of 29 patients who were diagnosed with ischemic stroke due to extracranial or intracranial artery dissections were enrolled to this study. The ischemic stroke diagnosis was confirmed with diffusion weighted
more » ... iffusion weighted magnetic resonance imaging in all patients. Computed tomography angiography, magnetic resonance angiography and digital subtraction angiography were used to demonstrate the dissection. Demographic findings, risk factors and presence of trauma were evaluated. National Institute of Health Score Scale (NIHSS) was used for stroke severity assessment at disease onset. Functional outcomes were measured with Modified Rankin Scale (mRS) at the 3rd month. Results: Fifteen patients (51.72%) had carotid artery dissections while 12 patients (41.37%) had vertebral artery dissection (VAD), 1 (3.4%) had basilar artery dissection (BAD) and both VAD and BAD were seen in 1 patient (3.4%). Coagulopathy was detected in 12 patients (41.37%). Connective tissue disease was suspected in 3 patients (10.3%). In 6 patients, dissections occured after trauma. Nineteen patients (65.51%) presented with somatosensory deficits. The 3rd month mRS scores were in the range of 0-2 and no significant correlation was found in terms of risk factors, etiology and trauma history. Conclusion: Arterial dissection should be kept in mind for the clinical presentation of ischemic stroke in young adults. We think that better understanding of the risk factors, etiologies and clinical presentation of the dissections and early diagnosis-proper treatments might yield improved clinical outcomes. 408 Ekstrakraniyal ve intrakraniyal arter diseksiyonları: Bir üçüncü basamak merkezinden deneyimler Öz Amaç: Kraniyoservikal arter diseksiyonu özellikle genç ve orta yaşlı erişkinlerde iskemik inmenin önemli bir nedenidir. Bu çalışmada ekstrakrainal ve intrakranial arter diseksiyonlarını etiyolojiler, risk faktörleri, inme şiddeti ve fonksiyonel sonuçlar açısından değerlendirdik. Yöntemler: Bu çalışmaya, ekstrakraniyal veya intrakranial arter diseksiyonu nedeniyle iskemik inme teşhisi konan toplam 29 hasta alındı. İskemik inme tanısı tüm hastalarda difüzyon ağırlıklı manyetik rezonans görüntüleme ile doğrulandı. Diseksiyonu göstermek için bilgisayarlı tomografi anjiografi, manyetik rezonans anjiyografi ve dijital subtraksiyon anjiyografi kullanıldı. Demografik bulgular, risk faktörleri ve travma varlığı değerlendirildi. Hastalığın başlangıcında inme şiddet değerlendirmesi için National Institute of Health Score Scale (NIHSS) kullanıldı. Fonksiyonel sonuçlar 3. ayda Modifiye Rankin Skalası (mRS) ile ölçüldü. Bulgular: On beş hastada (%51,72) karotis arter diseksiyonu, 12 hastada (%41,37) vertebral arter diseksiyonu (VAD), 1'inde (%3,4) baziler arter diseksiyonu (BAD), 1'inde VAD ve BAD görüldü. (%3,4). Koagülopati 12 hastada (%41,37) saptandı. 3 hastada (%10,3) bağ dokusu hastalığı şüphesi vardı. 6 hastada travma sonrası disseksiyonlar meydana geldi. On dokuz hasta (%65,51) somatosensoryal defisitlerle başvurdu. 3 aylık mRS skorları 0-2 aralığındaydı ve risk faktörleri, etiyoloji ve travma öyküsü açısından anlamlı bir ilişki bulunmadı. Sonuç: Genç erişkinlerde iskemik inmenin ayırıcı tanısında arteriyel diseksiyon akılda tutulmalıdır. Risk faktörleri, etyoloji ve klinik bulguların daha iyi anlaşılması ve erken tanı-uygun tedavilerin klinik sonuçları iyileştirebileceği görüşündeyiz. Anahtar kelimeler: İnme, diseksiyon, etyoloji, prognoz.
doi:10.5798/dicletip.497896 fatcat:fh6pq4avl5ad5gsniagaht4e6q