Quinolon Resistance

Zeynep GÜLAY
2002 Flora Infeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Dergisi  
K inolonlar, bakteri hücresinde bulunan ve topoizomeraz II olarak adlandırılan enzimleri inhibe ederek etki gösteren antibakteriyel ajanlardır [1] . Bu antibiyotikler, gerek hastane gerekse toplum kökenli infeksiyonların tedavisinde yaygın olarak kullanılmaktadır [2] . Ancak bu yaygın kullanıma paralel olarak bu grup antibiyotiklere direnç oranları da giderek artmaktadır. Gram-negatif bakteri türleri arasında Escherichia coli, Pseudomonas aeruginosa, Acinetobacter baumannii, Stenotrophomonas
more » ... Stenotrophomonas maltophilia için siprofloksasin direnç oranları sırası ile %1.0-14.0, %13.3-26.0, %24.1-37.7, %42.7-48.5 olarak bildirilmektedir [3, 4] . Bir çalışmada, genişlemiş spektrumlu beta-laktamaz üreten Klebsiella pneumoniae suşlarında siprofloksasin direncinin %18 olduğu gösterilmiştir [5] . Gram-pozitif türlere bakıldığında metisiline duyarlı Staphylococcus aureus izolatlarının çoğu kinolonlara duyarlıyken, metisiline dirençli S. aureus (MRSA) suşlarında %80'lere varan direnç oranları bulunmaktadır [6, 7] . Benzer şekilde enterokok türlerinin çoğu bu grup ajanlara dirençlidir [6] . Streptococcus pneumoniae suşlarındaki direnç oranları ülkeden ülkeye değişmektedir [8] . Amerika Birleşik Devletleri'nde siprofloksasin direnci %1.4 oranında iken, Kanada'da %3 ve Hong Kong'da %12'ye varan direnç oranları bildirilmiştir. Piyasaya son çıkan kinolonlar (levofloksasin ve mok-sifloksasin) özellikle solunum yolu infeksiyonlarının tedavisini hedeflemektedir [6] . Solunum sistemi infeksiyonlarının tüm infeksiyonlar arasında sıklık açısından ilk sırada geldiği ve kinolonların kullanım kolaylığı gözönüne alındığında, kinolon kullanımının ve buna paralel olarak bu ajanlara karşı direncin daha da artacağı ön görülmektedir. Flora 2002;7(4):225-232 225
doaj:eabbdbac03d8459cba7e099118b2582e fatcat:sfpwma26dvhqjca6564xnhh7cq