Haçlıların Maarretünnumân'da İşledikleri Cürümler

Gülşen İstek
2019 VAKANÜVİS - ULUSLARARASI TARİH ARAŞTIRMALARI DERGİSİ  
Özet Antakya'yı 28 Haziran 1098 tarihinde işgal eden Haçlılar Kudüs'e doğru yola çıkmış, Maarra ya da Maarretünnu'mân şehrini kuşatarak yaklaşık bir ay burada kalmışlardır. Söz konusu şehir, daha sonraları Haçlıların Müslümanlara uyguladıkları katliamla adından çokça bahsettirir hale gelmiştir. Nitekim Haçlı savaşlarına katılan Orta Çağ müellifleri dahi askerlerin bu insanlık dışı davranışını utanç içinde aktarmışlardır. Ancak buna rağmen bazı yazarların Haçlıları koruduğu görülmektedir. Onlara
more » ... rülmektedir. Onlara göre Haçlıların Müslümanları öldürmeleri ve burada gerçekleştirdikleri çeşitli zulümleri sadece civardaki Türkleri korkutma amaçlıdır. Bu bağlamda Maarretünnu'mân kuşatması Haçlı savaşlarında yaşananları ve Haçlıların gerçek yüzünü tanımada önemli bir unsur olarak görülmüş ve çalışılması düşünülen bu konuda farklı bir perspektif yakalayabilmek için Latin kroniklerinin yanı sıra Almanca ve İngilizce eserler de kullanılmıştır. Söz konusu kuşatmanın ana hatlarıyla Alman ve İngiliz literatüründe nasıl anlatıldığı, gerçeklerin çarpıtılıp çarpıtılmadığı ortaya konulmaya çalışılmıştır. Anahtar Kelimeler: İslam Tarihi, Haçlı Savaşları, Maarretünnu'mân, Yamyamlık. Offenses committed by the Crusaders in Maarretünnu'mân Abstract After the conquest of Antioch by on 28 June 1098, the Crusaders sailed to Jerusalem and besieged the Maarra or Maarretünnu'mân area, staying here for about a month. The region is known not for conquests but for the slaughter of the Crusaders against the Muslims. Indeed, even the medieval writers who * Dr. Öğr. Üyesi, Siirt Üniversitesi, İlahiyat Fakültesi, İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü, gulsenistek@siirt.edu.tr. Haçlıların Maarretünnumân'da İşledikleri Cürümler 583 participated in the Crusader war have conveyed this inhumane behavior of the soldiers in shame. However, despite this, some authors appear to have protected the Crusaders. According to them, the crusaders should kill Muslims, cook their meat and eat Muslim children, believing that the swallowed gold swallowed the bellies only to intimidate the Turks nearby. In this context, the siege of Maarretünnu'mân was seen as an important element in recognizing the crusaders' experiences and the true face of the crusaders. For this reason, German and English works were used in addition to Turkish works in order to capture a different perspective on this subject. In this way, it is tried to reveal how the siege in question is explained generally in German and English literature and whether they distort the facts.
doi:10.24186/vakanuvis.611022 fatcat:rz3iq5oy3jddjcz7mh4rxqg2y4