The place of hermeneutical reflection in liberal theories of ethics and politicsHermeneutik refleksiyonun liberal etik ve politik kuramlardaki yeri

Erdal İsbir
2017 Journal of human sciences  
The Habermas-Gadamer debate focused on the task and scope of hermeneutics has constituted on the claim of that understanding and interpretation is a linguistic inter-subjective interaction not an intellectual subjective activity. Hermeneutical reflection, rose from this interaction, has a critical task that illuminates pre-conditions of subject in the process of understanding and interpretation. The emphasis of this study is on the ethical and political effects of this task, but not on the
more » ... e of whether this critical task has a linguistic restriction. Even though Gadamer, Habermas and Ricoeur have properly remarked that the critical task of hermeneutical reflection founded on self-consciousness is practical, none of them had improved theories of ethics and politics referring this practical task. In this study, I will discuss the place and the importance of the hermeneutical reflection in the discourse ethics of Apel, in the pragmatic relativism of Rorty, and in Taylor's the ethics of authenticity and the politics of recognition. Those theories found on the task of hermeneutical reflection, which exalts individuality, therefore they are liberal theories. Exposing hermeneutical effects on those theories that are a result of "the linguistic turn" will indicate the practical value of hermeneutics. In addition, I will mention that those liberal theories can involve some dangers and aims to justify asking whether a hermeneutical theory of ethics and politics is necessarily "liberal". Extended English abstract is in the end of PDF (TURKISH) file. ÖzetHermeneutik refleksiyonun işlevi ve kapsamına odaklanan Gadamer-Habermas tartışması, anlam ve yorumun, öznenin bir zihinsel bir etkinliği değil de özneler arası dilsel bir etkileşim olduğu kabulü üzerinden yürütülmektedir. Anlama ve yorum sürecinde öznelerarası etkileşimle ortaya çıkan hermeneutik refleksiyonun, öznenin kendi ön-koşullarını aydınlatan eleştirel bir işlevi vardır. Bu çalışmanın odak noktası, bu işlevin dilsel sınırlar içinde olup olmadığı tartışması değil, bu işlevin etik ve politik kuramlardaki etkisidir. Gadamer, Habermas ve Ricoeur, hermeneutik refleksiyonun öz-bilinci kuran eleştirel işlevinin pratik olduğunu belirtmiş olsalar da, bu pratik işlev üzerinden etik ve politik bir kuram geliştirmemişlerdir. İşte bu çalışma, Apel'in söylem etiğinde; Rorty'nin pragmatik rölativizminde, Taylor'un sahicilik etiği ve tanınma politikasında, hermeneutik refleksiyonun nasıl bir yere sahip olduğunu göstermek amacındadır. Bu etik ve politik kuramlar, hermeneutik refleksiyonun bireyselliği yükselten işlevine dayandığından, liberal kuramlardır. "Dile dönüş" olgusunun sonucu olan bu kuramlardaki hermeneutik etkilerin açığa çıkarılması, hermeneutiğin pratik değerini gösterecektir. Ayrıca liberal etik ve politik kuramların içerebileceği tehlikelere de değinmek isteyen bu çalışma, hermeneutik temelli etik ve politik bir kuram liberal olmak zorunda mıdır sorusunun da haklılığın göstermek amacındadır.
doi:10.14687/jhs.v14i2.4510 fatcat:hbqdv72w7zbndfbdrsnfa7beey