EXAMINING OF THE CONCEPTS OF SPACE AND PLACE IN TERMS OF THEIR MEANING

Gülay USTA
2020 The Turkish Online Journal of Design Art and Communication  
ÖZ İnsanlık tarihi boyunca var olan mekan yaratma sanatı olan mimarlığın esas nesnesi olan mekan kavramı irdelendiğinde farklı yaklaşımların olduğu dikkati çeker. Özellikle farklı disiplinlerdeki araştırmalarda mekan kavramı anlamsal açıdan farklı şekillerde ifade edilmektedir. Buradaki kavramsal farklılıkların çeşitlilik ve zenginlik olarak ele alınması doğru bir yaklaşımdır. Bu çalışma kapsamında mimarlık nesnesi olan mekan kavramının farklı bakış açılarına göre tanımları üzerinde durulmuş ve
more » ... zerinde durulmuş ve mekan-yer kavramları tartışmaya açılmıştır. Genel olarak bakıldığında, mekan kavramının soyut olarak algılanan bir boşluktan ibaret olabildiği, yer kavramının ise insan deneyimini barındıran mekanlar olduğu görüşü kabul gören bir yaklaşımdır. Yer kavramı irdelendiğinde ise "ev" kavramı ile en derin anlamı ortaya koyduğu görüşü hakimdir. İnsanlık tarihi boyunca tüm uygarlıklarda ve kültürlerde önemli bir yeri olan "ev" kavramının etimolojik olarak da önemli anlamsal değerler taşımaktadır. Özellikle Anadolu mimarisinde ev çeşitli atasözlerine, deyişlere konu olacak kadar derin anlamlar içermektedir. ABSTRACT When the concept of space, which is the main object of architecture, the art of creating spaces throughout the human history, is examined it is remarkable that there are different approaches. Especially in different disciplines, the concept of space is expressed in different ways in terms of semantics. It is the right approach to take these conceptual differences as diversity and wealth. In this study, the definitions of the concept of space that is an object of architecture according to different perspectives are emphasized and the concepts of space and place are discussed. In general, it is accepted that the concept of space can be an abstract space, and the concept of space is a place that holds human experiences. When the concept of place is examined, it is seen that the concept of "home" puts the deepest meaning. The concept of "home" which has an important part in all civilizations and cultures throughout human history has etymologically important semantic values. Especially in the Anatolian architecture home has a deep meaning that makes it the subject of several phrases and proverbs. GİRİŞ Mekan, tüm sanat dallarında karşımıza çıkmaktadır. Fakat mimari dışındaki dallarda mekan asal öge değildir. Resimde asal öge çizgi, şiirde sözcükler, müzikte ise notalardır. Mimaride asal öge olmasının nedeni ise içinde insanı barındırıyor olmasıdır. Mekan yaratma sanatı olarak bilinen mimarlık ile ilgili görüşlerin belki de en önemlilerinden biri usta mimar Le Corbusier'e aittir. Corbusier öğrencileriyle yapmış olduğu söyleşide mimarlık ve şehirciliğin bireyin hizmetinde bir disiplin olduğunu belirterek, görevinin; insanların maddesel gereksinimleri ve düşünsel açlıklarını özenli bir şekilde karşılamak olduğunu belirtmektedir (Corbusier, 1993). İnsanların maddesel ve düşünsel gereksinimlerini karşılayan ise mimarinin nesnesi durumunda olan ve insan eylemlerinin gerçekleştiği alanlar olan mekanlardır. Mekan kavramı, mimarlık tarihi boyunca farklı disiplinlerde çeşitli araştırmalara konu The 26 edinilmiş, farklı içerik ve söylemlerle tartışılmıştır. Mekanı ele alan her disiplin mekanı farklı amaçlarla kullandığı için farklı mekan tanımları yapılmıştır. Yapılan mekan tanımlarına bakıldığında; zaman zaman birbirine referans verdiği bazen de karşıt anlamlar içerdiği görülmektedir. Örneğin; Newton'a göre mekan içindeki cisimlerle karıştırılmaması gereken, içeriğinden bağımsız, mutlak bir uzay parçasıdır. Oysa çağdaşı Leibniz, karşıt bir görüş öne sürerek, mekanı içindeki cisimlerin ilintilerinden oluşan düzen olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla mekanın farklı bakış açılarına göre değerlendirilerek tanımlandığı görülmekte olup, sabit, değişmez bir mekan tanımından söz etmek yerine mekan tanımındaki farklılıkların çeşitlilik ve zenginlik olarak görülmesi gerekmektedir. 29 Göktürk alfabesinde işareti ile temsil edilen ses "be" ya da "eb" diye okunur ve tek başına kullanıldığında 'ev' anlamına gelir. işareti, şekil olarak diyagonal olarak konumlanmış karenin kesişen iki kenarının yere doğru uzatılmasıyla elde edilmektedir. Böylece yerde tanımlı ve korunaklı bir alan oluşurken, adeta üstte kalan diyagonal kare ise bir insan başı gibi durmaktadır. Kim bilir "Başını sokacak bir dam " deyimi belki de bu basit işaretin karşılığıdır. Ayrıca "ev" sözcüğünün Göktürk alfabesinde bir ses olarak yer alması Türklerde eve verilen önemi işaret ederken, geleneksel Anadolu konut kültürünün zenginliğini de ortaya koymaktadır. Ayrıca evin
doi:10.7456/11001100/003 fatcat:h2dufczxuvhs7nq4hvagirh4xq