SİVİL TOPLUM KURULUŞLARI (STK) DOKÜMANLARININ ÖĞRETMEN EĞİTİMİNDEKİ EKONOMİK VE POLİTİK OLGULAR BAKIMINDAN İNCELENMESİ

Abdullah AÇAR
2020 Journal of International Social Research  
Öz Bu çalışmanın amacı eğitim ile ilgili STK dokümanlarındaki hizmet öncesi öğretmen eğitimi (ÖE) programlarının geliştirilme sürecinde etkili olabilecek ekonomik ve politik olguları ortaya koymaktır. Çalışma nitel doküman analizi olarak tasarlanmış olup, çalışmanın veri kaynaklarını belirli kriterleri karşılayan dört STK'nın (ERG, TEDMEM, TÜSİAD ve SETA) eğitim ile ilgili bütün dokümanları oluşturmaktadır. Çalışmada bu dokümanlardan araştırma soruları ile ilgili içeriğe sahip olan 106 doküman
more » ... p olan 106 doküman analiz edilmiştir. Dokümanların analizi mikro analiz, açık kodlama ve eksensel kodlama adımları izlenerek gerçekleştirilmiştir. Sonuçlara göre STK'lar ÖE'nin düzenlenmesinde ekonomik verimliliğin dikkate alınması gerektiğini ve buna uygun olarak ÖE'de beceri temelli eğitimi ve bazı kritik becerileri ön plana çıkarmaktadırlar. Ancak girişimcilik, finansal okuryazarlık, BİT ve diğer istihdam becerileri K-12 bağlamında dokümanlarda yoğun biçimde tartışılmasına rağmen doğrudan ÖE'ye ilişkin öneri ve tespitler sınırlıdır. Ayrıca, STK'lar toplumun yararına olduğunu düşündükleri demokrasi, aktif yurttaşlık, insan hakları, sürdürülebilirlik, değerler eğitimi, kapsayıcı eğitim, eğitimde fırsat eşitliği gibi sosyal temaların ÖE'ye dâhil edilmesini önermektedirler. STK'lar dokümanlarında bir yandan öğretmen yeterlikleri, akreditasyon ve hesap verilebilirlik olguları üzerinden ÖE'de standartlaşmayı öte yandan esneklik, katılım ve iş birliği olguları üzerinden ÖE'de otonomiyi ön plana çıkarmaktadırlar. Eğitim fakültelerine ÖE programlarını düzenlemede daha fazla söz hakkının verilmesiyle birlikte bu çalışmada ortaya konan ÖE'ye ilişkin ekonomik ve politik olguların daha önemli hale geldiği düşünülmektedir. Fakültelerin başta kritik beceriler ve sosyal temalar olmak üzere ortaya konan öneri ve tespitleri uygulayacakları ÖE programlarını düzenleme sürecinde dikkate almaları önerilmektedir. Abstract The aim of this study is to reveal economic and political issues which possibly have an effect on pre-service teacher education (TE) curriculum development processes. The study was designed as a qualitative document analysis. The data consisted of the documents published by four NGOs (ERG, TEDMEM, TÜSİAD and SETA) which determined based on criterion sampling. All documents about education were examined and 106 of them having content related to the research questions were analyzed. For document analysis, microanalysis, open coding and axial coding steps were followed. According to the results, NGOs put forward the necessity of regarding economic efficiency in formation of TE and accordingly skill based education in TE and some critical skills. However, while entrepreneurship, financial literacy, ICT skills and other employment skills are discussed intensively in K-12 context, direct suggestions for TE are limited. NGOs consider some social themes of democracy, human rights, active citizenship, sustainability, values education, inclusive education, equality of educational opportunities as benefit of society and they suggest including these themes into TE. NGOs promote standardization in TE through underlying teacher competences, accreditation in TE and accountability in TE on one hand and autonomy in TE through focusing on flexibility, involvement and collaboration in TE on the other hand. The economic and political issues revealed in this study is considered as becoming more important after faculties of education have had more flexibility on development of TE curriculums. It suggested that the faculties should regard revealed suggestions and findings -in particular critical skills and social themes -in their curriculum developments efforts. -481 - GİRİŞ Eğitimin niteliğinin belirlenmesinde en etkili faktörlerden biri olarak görülen hizmet öncesi öğretmen eğitimi (ÖE) 1 politika, program ve programın ulaştırılması bakımından tartışılmaktadır. ÖE programı tartışmaları ve program geliştirme süreçleri ÖE'nin ülkelere göre değişen merkezi veya otonom olma özelliğine göre farklılaşan şekilde gerçekleşmektedir. Türkiye'de ÖE tarihsel süreçte eğitim düzeyi bakımından çeşitli değişliklere uğramış, Milli Eğitim Temel Kanunu (1973) ile yükseköğretim düzeyine çekilmiş ve Yükseköğretim Kanunu (1981) kapsamında üniversitelerin eğitim fakültelerine bırakılmıştır. Başlangıçta kapsamı merkezi olarak belirlense de eğitim fakültelerinin daha çok esneklik payı olduğu ÖE programları, çeşitli sebeplerle 1997 yılında YÖK tarafından 'yeniden yapılanma' adıyla, kapsamlı ve detaylı bir biçimde merkezi olarak belirlenmeye başlamıştır (YÖK, 1998) . Ardından gelen 2007 ve 2018 değişiklikleri ile ÖE programları YÖK tarafından belirlenmeye devam etmiştir (YÖK, 2007; 2018) . Her ne kadar söz konusu programlar aynı kurum çatısı altında geliştirilmiş olsa da, programların hem yaklaşım bakımından hem de -ders türleri, dersler, teori ve uygulama saatleri v.b. -somut unsurlar bakımından farklılaştığı söylenebilir. Eğitim fakültelerinde halen 2018 programları uygulanıyor olmasına rağmen YÖK'ün (2020) kararı ile ÖE programlarının belirli temel prensipler çerçevesinde ilgili eğitim fakültelerince belirlenmesi öngörülmüştür. Buna bağlı olarak önümüzdeki zaman diliminde ÖE programına ilişkin tartışmaların ve program geliştirmeye yönelik çalışmaların artması beklenmektedir. Pek çok konuda olduğu gibi ÖE'ne yön veren önemli paydaşlardan birisi sivil toplum kuruluşları (STK)'dır. Dünyada STK'ların eğitime ilişkin rollerinin, farklı zaman dilimlerinde de olsa, "hayırseverlikten yönetişime" (Saggiomo, 2011) doğru bir evrim geçirdiği söylenebilir. Bu evrimin batı toplumlarında daha erken gerçekleşmesi, STK'ların eğitimin de dahil olduğu birçok alanda gücünün ve sorumluluğunun artmasının devletin küçülmesi ve toplumun katılımı gibi liberal taleplerin bir göstergesi olarak görülmesi ile açıklanabilir. Bu yaklaşım eğitimin daha merkeziyetçi bir özelliğe sahip olduğu Türkiye gibi ülkeler için tercüme edildiğinde, STK'ların kamusal eğitimin eksiklerini ortaya koymak, çözüm üretmek ve toplumun taleplerinin eğitim politikalarına yansımasına katkı sağlamak (Karataş, 2013) gibi işlevler ile ilişkilendirildiği görülmektedir. Sonuç olarak, STK'lar eğitim alanının belirlenmesinde -özellikle batı toplumlarındaoldukça güçlü bir aktör haline gelmiş hatta bu duruma yönelik birtakım eleştirel görüşler de ortaya konmaya başlamıştır. STK'ların fonlanma ve kontrol bakımından sorgulanmasından yola çıkan bu eleştiriler (Brehm ve Silova, 2019), özelleşmeye verdikleri katkı ile kamusal eğitimi zayıflatmak (Silova ve Steiner-Khamsi, 2008), kendi politik gündemlerini eğitim programlarına dahil etmek (Kelly, 2009) ve neo-liberal kapitalizmin ürün ve üreticisi olmak (Wallace, 2004) şeklinde örneklendirilebilir. STK'ların eğitim alanında güçlü olduğu ülkelerde ÖE'de de durumun benzer olduğu görülmektedir. Örneğin ABD'de Carnegie Foundation ve Holmes Group gibi STK'lar ortaya koydukları rapor ve görüşler ile ABD'deki ÖE'nde önemli değişikliklerin gerçekleşmesini sağlamışlardır (Yıldırım, 2011) . Sivil toplumun gelişmiş olduğu birçok ülkede STK'lar halen ÖE'nin önemli bir paydaşı olarak gerek ÖE politikası gerekse ÖE programlarının geliştirilmesi ve uygulanmasında önemli roller üstlenmektedir. Her ne kadar belirli düzeyde batı merkezci bir dünya ve çizgisel tarih anlayışını yansıtsa da, Türkiye'nin sivil toplumun gelişmişliği ve STK'ların eğitim alanındaki karar ve uygulama süreçlerine katılım düzeyi bakımından ABD'yi ve AB ülkelerini birkaç on yıl geriden takip ettiğini söylemek yanlış olmaz (Aslan, 2010). Ancak STK'ların eğitim ile olan ilişkisi ve eğitimde aldıkları rollerin hızla arttığı görülmektedir. Kalkınma planları ve şuralarda STK'ların eğitim alanına nasıl katkı sağlayacağına ilişkin gündem maddeleri ele alınmakta, eğitime ilişkin konularda görüş, inceleme, rapor, forum, sempozyum gibi etkinliklerde STK'ların etkin bir rol oynadıkları görülmektedir (Karataş, 2013) . Gerek doğrudan eğitim üzerine gerekse daha genel bir faaliyet alanı ile ilgili olmakla birlikte eğitime ilişkin konulara da yer veren rapor, sonuç, öneri ve görüş üreten STK'ların sayısı gün geçtikçe artmaktadır. STK'ların ortaya koyduğu bu çalışmaların hâlihazırda Türkiye'deki eğitimi ne derece etkilediği ayrı bir konu olmakla birlikte, daha fazla dikkate alınmaları ve tartışılmaları gerektiği açıktır. STK'ların da içinde bulunduğu kurum ve kuruluşlar tarafından ÖE programına ilişkin çalışmalar öncelikli olarak pedagojik amaçlara ve kavramlara odaklanmaktadır. Çünkü aday öğretmenlerin gelecekteki öğrencilerini akademik hedeflere ulaştırmada daha etkili performans göstermesini sağlamak ÖE'nin en önemli hedefleri arasında görülmektedir. Öte yandan eğitimin amaçları ve öğretmenlerin görevleri akademik hedeflerle sınırlı olmadığından pedagojik amaçların ötesinde çalışmalara da ihtiyaç duyulduğu 1 ÖE hizmet öncesi öğretmen eğitiminin kısaltması olarak kullanılmıştır.
doi:10.17719/jisr.11233 fatcat:xl767gp27ngr7g7s77epmek5mu