Sabahattin Ali'nin Kağnı ve Kanal öykülerinde sosyal adalet

Alev ÖNDER
2020 RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi  
R u m e l i D E D i l v e E d e b i y a t A r a ş t ı r m a l a r ı D e r g i s i 2 0 2 0 . 1 9 ( H a z i r a n ) / 3 9 1 Sabahattin Ali'nin Kağnı ve Kanal öykülerinde sosyal adalet / A. Önder (387-397. s.) Öz Türk hikâyeciliğinin önemli isimlerinden Sabahattin Ali, öykülerinde yoksul ve çaresiz kişilerin yaşamını toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla anlatmaktadır. Yazar, ezilen ve sömürülen insanların dramını yansıtırken toplumsal koşullara dikkat çekmektedir. Toplumsal olayların ürünü olan
more » ... ların ürünü olan insanı anlatırken sınıf çatışmaları odak noktasıdır. Ezen-ezilen ve zengin-yoksul çatışması ele alınırken sosyal adalet sorununa işaret etmektedir. Bu çalışmada incelenen Kağnı ve Kanal öyküsünde yoksul kimselerin hayatında adalet mekanizmasının işleyişine dair sorunlar ele anlatılmıştır. Bu öykülerde köylünün yaşam mücadelesi tüm çıplaklığı ile ortaya konulmuştur. Dış gerçeklik ile iç gerçekliğin birbiriyle bağlantılı aktarıldığı öykülerde hem sosyolojik hem de psikolojik unsurlar geniş yer tutmaktadır. Çalışmamızda yazarın toplumcu gerçekçi yaklaşımının öykülerin temasına nasıl yansıdığı araştırılmaktadır. Toplumu iyi, güzel ve doğruya sevk etmek amacıyla yazdığını belirten yazarın edebiyata yüklediği misyonun bu öykülerde izi sürülmektedir. Kağnı ve Kanal öyküsünde uğruna mücadele edilen doğa ile insanın ilişkisine dair betimlemeler kurgunun gücünü ortaya koymaktadır. Çalışmamızda kişi ve mekân betimlemelerinin işlevi sorgulanmaktadır. Portrelerin sunumunda ideolojik kaygılar yerine estetik kaygıları ön planda tutan yazarın diğer toplumcu gerçekçi yazarlardan ayrılan yönlerine işaret edilmektedir. İki öyküde de yoksul, çaresiz ve umutsuz kişiler betimlenmektedir. Anlatıcı kişilerin yaşamına yön veren sınıfsal eşitsizliği ortaya koyarken sebep-sonuç bağlantılarına işaret etmektedir. Ezen-ezilen çatışmasının merkeze alındığı öykülerde ezilen sınıfın temsilcilerine odaklanma söz konusudur. Yazar, iktidar sahibi sınıfın temsilcilerinin güç kaynaklarını vurgulamaktadır. Öykülerde çarpık düzenin kuruluşunun kökleri irdelenirken köylülerin çektikleri çilelerin sebeplerine ışık tutulmaktadır. Çalışmamızda neden-sonuç ilişkisi irdelenmektedir. Yazarın basmakalıp sözler ve didaktik anlatımdan uzak durmasını sağlayan unsurlar ortaya konulmaktadır.
doi:10.29000/rumelide.752367 fatcat:6dbxwudecncjzjkpqfavwz7ey4