AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ YÜKSEK MAHKEMESİ İÇTİHATLARINDA NEFRET SÖYLEMİ

İsmail YÜKSEL
2019 İnönü Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisi  
Özet İfadelerin artık dünyanın her köşesine bir anda ulaşabildiği günümüzde; nefret söyleminin ülkeden ülkeye değişen hukuk rejimlerine tabi olması, alınacak tedbirlerin etkisini azaltmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise nefret söylemi söz konusu olduğunda, oldukça sert bir denetim uygulamakta ve 17. maddeye dayanarak, ölçülülük değerlendirmesine dahi girmemektedir. ABD Federal Yüksek Mahkemesinin nefret söylemine sağlamakta olduğu koruma, batı demokrasilerinin kalanı ile sert bir tezat
more » ... içindedir. ABD dışında yaptırıma bağlanması muhtemel olan birçok ifade, bu ülkede ifade hürriyetinin kalkanından yararlanmaktadır. ABD'nin kendine özgü bu durumu Yüksek Mahkeme içtihatlarının irdelenmesini gerektirmektedir. Yüksek Mahkemenin kararlarında 20. yüzyılın başından beri sürekli olarak tekrarlanan en belirgin motif, herhangi bir düşünce veya bakış açısının fikirler pazarından kamu gücü tarafından çıkartılamayacağıdır. Sıkıca tanımlanmış birkaç grup ifadenin ifade hürriyetinin korumasından kısmen yararlanacağını kabul eden Yüksek Mahkeme, nefret söylemini bu gruplara sokmamaktadır. İfade hürriyetinin sınırlanabilmesi için açık ve yakın bir tehlikenin oluşmasını arayan Yüksek Mahkeme bu durumda dahi, sınırlamaların kesin hatlarla belirlenmesini aramaktadır. Çalışmada Yüksek Mahkemenin nefret söylemi alanında belirleyici olmuş kararları incelenmiştir. İncelememiz istisnai bir karar dışında nefret söyleminin yaptırıma bağlanmadığını göstermiştir. Abstract Today many western democracies limit freedom of expression where minorities of varying natures targeted by hatred. European Court of Human Rights sets a rather strict standard in which hate speech may not even qualify for a proportionality analysis under Article 17. Difference between the USA and rest of the world diminishes effectiveness of legal framework combating the hate speech. Most of the expression that would require legal sanctions in many western democracies are shielded by the freedom of expression in the USA. This outliner position of the US Supreme Court case law calls for an analysis. The most prominent and repeating argument against limitation of hate speech stems from the principle that government cannot remove certain ideas or viewpoints from the marketplace of ideas. Although the Supreme Court accepts that a few groups of well defined speech categories enjoy lesser protection, hate speech does not belong to any of them. According to the Supreme Court a clear and present danger shall be evident for speech to be restricted and the limitation must not be vague or over reaching. This paper analyzes milestone decisions of the Supreme Court regarding hate speech.
doi:10.21492/inuhfd.578156 fatcat:j4dtbtmgwfdszaphftyu3bqan4