Pankreas Kanserlerinde Laparoskopik ve Açık Whipple Prosedürünün Karşılaştırılması: Tek Merkez Sonuçları

Bayram ÇOLAK, İlhan ECE, Hüseyin YILMAZ, Hüsnü ALPTEKİN, Ertuğrul KAFALI, Serdar YORMAZ, Mustafa ŞAHİN
2020 Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi  
PURPOSE: The laparoscopic approach for pancreas tumors is not comprehensively approved, due to its technical complexity. The aim of this study was to compare the perioperative and postoperative results, oncological outcomes and survival of patients with a proximal pancreatic tumor who underwent laparoscopic treatment (TLPD) versus an open procedure (TPD). MATERIAL AND METHODS: A retrospective evaluation was made of the data of patients who underwent pancreatic resection between 2009 and 2017.
more » ... l patients undergoing total pancreaticoduodenectomy (TPD) or TLPD were included in this study. The patients were followed up for a minimum of 6 months postoperatively and all complicationswere recorded,and analysed according to the Clavien system categories. RESULTS : TPD was applied to62 (80.5%) patients, and TLPD to 15 (19.4%). No significant differences were determined between the groups in respect of patient demographic data. Significant differences were determined in the TLPD group in respect of blood transfusion, blood loss, length of stay in hospital and intensive care unit (ICU), and thenumber of lymph nodes resected. Operating time was significantly longer in the TLPD group. Post-pancreatectomy hemorrhage was lower in the TLPD group, and there were no differences in respect of other complications. CONCLUSION: The laparoscopic Whipple procedure is not only feasible but safe, with low morbidity and acceptable complication rates. TLPD is characterized by less blood loss, lower transfusion rates, improved lymph node resection, and less wound infection. However, the laparoscopic Whipple procedure should be applied in selected cases. ÖZET AMAÇ: Pankreas tümörleri için uygulanan laparaskopik prosedür teknik olarak zor olduğu için yaygın olarak uygulanmamaktadır. Çalışmanın amacı, laparaskopik ve açık yöntemlerle proksimal pankreas tümörleri için ameliyat edilmiş hastaları, ameliyat öncesi bulguları, ameliyat sonrası bulguları, onkolojik sonuçları ve sağ kalım sürelerine göre karşılaştırmaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: 2009 ve 2017 tarihleri arasında pankreatik rezeksiyon yapılmış olan hastaların bilgileri toplandı. Açık (TPD) ve laparaskopik total pankreatikoduodenektomi (TLPD) yapılmış hastalar bu çalışmaya dahil edildi. Hastalar, ameliyattan sonra en az 6 ay takip edildi ve tüm komplikasyonlar değerlendirildi. Komplikasyonların tümü kaydedildi ve Clavien sistemine göre sınıflandırıldı. BULGULAR: 62 (%80.5) hastaya TPD, 15 (%19.4) hastaya TLPD uygulandı. hastaların demografik bulgularına göre farklılıkları yoktu. TLPD grubunda, kan transfüzyonu, kan kaybı, hastanede kalış süreleri, yoğun bakımda kalma süreleri, çıkarılan lenf nodu sayıları açısından belirgin farklılıklar tespit edildi. Ameliyat süresi TLPD grubunda belirgin düzeyde uzundu. Pankreatektomi sonrası kanama TLPD grubunda düşüktü. Diğer komplikasyonlar açısından fark yoktu. SONUÇ: Laparaskopik whipple prosedürü düşük morbidite ve kabul edilebilir düzeydeki komplikasyon oranı ile sadece uygulanabilir değil aynı zamanda güvenli bir yöntemdir. TLPD, düşük kan kaybı, düşük transfüzyon oranı, yüksek sayıda lenf nodu çıkarılması, düşük yara yeri enfeksiyonu riski ile karakterizedir. Buna rağmen TLPD, ancak seçilmiş olgularda uygulanabilmektedir.
doi:10.20492/aeahtd.466788 fatcat:ohrm3nc2rfc2vcn4r3lvj7cru4