L.ULİTSKAYA'NIN "MEDEYA VE ÇOCUKLARI" ROMANINDA KADIN KARAKTER: "MEDEYA"

REYHAN ÇELİK
2017 The Journal of Academic Social Science Studies  
Öz Lyudmila Ulitskaya (1943-) Rus postmode rnist kadın e de biyatının e n öne mli te msilcile rinde n biridir. Ulitskaya'nın yirminci yüzyılın ikinci döne mine de nk ge le n y azarlık yaşamında, ke ndi ülke sinde n önce Batı ülke le rinde okuyucunun hayranlığını kazandığı ve bununla birlikte birçok yabancı kuruluş tarafından ödülle ndirildiği görülür. Fransızların Me dici ödülü, İtalyanların Pe nne ve Guisippe Ace rbi ödülle ri bunlardan b azılarıdır. Yahudi asıllı bir yazar olan Ulitskaya'nın
more » ... olan Ulitskaya'nın e serle rinde Sovye t e de biyatını te msil e de n e se rle rde alışık olduğumuz ide olojik konulara rastlanılmaz. Günlük yaşamda, sıradan olan ve ge çmişte n günümüze insanlık tarihinde yaşanmış ve hala yaşanan be lli başlı te malara ve konulara de ğinir. Bu ne de nle de ede bi sanatını 'sessiz e debiyat' olarak tanımlar. Söz konusu te malar ağırlıklı olarak farklı e tnik gruplara me nsup kadın figürle r üze rinde n e le alınır. Ancak e serlerinde ki kadın figürle rin, fe minist düşünce le rle kale me alınmadığı dikkat çe ke r. Bu ne de nle de klasik Rus e de biyatının çizgile rini koruduğu düşünülür. Ulitskaya'nın e de bi sanatındaki bir diğe r öne mli öze llik de e serlerinde mitolojik unsurların ye r almasıdır. Yirminci yüzyıl kadın e de biyatında ge ne l anlamda dikkat ç eke n bu öze llik, mitolojik figürle rin ve olayların toplumsal şartlara ve ihtiyaçlara göre y enide n yorumlanması olarak tanımlanabilir. Romana adını ve re n baş figür Me de ya'nın, Yunan mitolojisinde ki Me de ya figürünün farklı bir yorumu olduğu düşünülme kte dir. Ulitskaya yarattığı Me de ya figürü ile 20.yüzyıl Rus toplumsal yaşamında ihtiyaç duy ulan aile ve aile de kadının öne mine vurgu yapar. He r iki figür arasında bazı te me l be nze rlikle r ye r almakla birlikte yaşam fe lsefesi açısından te me l farklılıklar dikkat çe kicidir. * Alanya Alaattin Keykubad Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen 'II. Uluslararası S osyal Bilimler S empozyum'unda sözlü bildiri olarak sunulmuştur.
doi:10.9761/jasss7208 fatcat:ymcy67rhhrfa7jmsphnxnrfir4