Ultrasonographically marked catheterization of internal jugular vein in intensive care patients: Retrospective cohort study

Oral Menteş, Mustafa Özgür Cırık, Meriç Ünver, Sema Avcı, Güler Doğanay, Ali Alagöz
2019 Journal of Surgery and Medicine  
This is an open access article distributed under the terms of the Creative Commons Attribution-NonCommercial-NoDerivatives License 4.0 (CC BY-NC-ND 4.0) where it is permissible to download, share, remix, transform, and buildup the work provided it is properly cited. The work cannot be used commercially without permission from the journal. Abstract Aim: This study was designed to compare the method of internal jugular vein (IJV) catheterization with prior ultrasonographic (USG) skin marking with
more » ... ) skin marking with the conventional method regarding the performance of a less experienced practitioner in learning ultrasonographic manipulation and safely performing the cannulation. Methods: The records of patients admitted to the Intensive Care Unit of Ataturk Chest Diseases and Chest Surgery Research and Training Hospital between April and September 2018 were retrospectively examined. 14 female and 26 male patients (n=40) whose IJV cannulations had been performed with the two above-mentioned methods were included in the study. The practitioner was theoretically trained by an experienced radiologist before the cannulation. Results: The success rate was 65% in the conventional group and 95% in the USG skin-marked group; the difference was statistically significant (P=0.019). The mean time from the first entry of the needle to the skin to the placement of the catheter in successful cannulations in conventional and USG-marked methods were 110.6 (25.6) and 121.6 (28.3) seconds, respectively. There was no statistically significant difference (P=0.22). Conclusion: This study shows that educating the inexperienced practitioner about the use of USG in IJV cannulation and successful application of skin marking method is important. Öz Amaç: Bu çalışma, ultrason (USG) manipülasyonu öğrenen ve güvenli bir şekilde internal juguler ven (IJV) kanülasyonu yapan daha az deneyimli bir uygulayıcının performansı bakımından IJV'in işlem öncesi USG ile işaretlenmesi ile konvansiyonel yöntemin karşılaştırılması amacıyla düzenlendi. Yöntemler: Çalışma, retrospektif olarak Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yoğun Bakım Ünitesinde Nisan ve Eylül 2018 tarihleri arasındaki kayıtların çalışılması ile yapıldı. Uygulayıcıya deneyimli bir radyolog tarafından teorik eğitim verildi. Toplamda 40 hastanın (14 kadın ve 26 erkek) IJV kanülasyonu iki farklı yöntemle gerçekleştirildi. Bulgular: Konvansiyonel grupta başarı oranı %65 ve USG cilt-işaretli grupta %95 olup, fark istatistiksel olarak anlamlıydı (P=0.019). İğnenin cilde ilk giriş anından kateterin yerleştirilmesine kadar geçen ortalam süre sırasıyla 110.6 (25.6) ve 121.6 (28.3) saniye idi. İki grup arasında istatistiksel olarak anlamlı bir fark yoktu (P=0.22). Sonuç: Bu çalışma, deneyimsiz bir uygulayıcıya IJV kanülasyonunda USG ve cilt işaretleme metodunun kullanımı konusunda eğitim vermenin önemli olduğunu göstermiştir. Anahtar kelimeler: Ultrason, İnternal juguler ven kanülasyonu, Yoğun bakım
doi:10.28982/josam.596891 fatcat:7frn5cn5kbbfjp24tqxzuft6za