Avrupa Birliği kentsel politikası ve Türkiye kentleri üzerine

Bülent DURU
2005
Giriş Türkiye'nin Avrupa Birliği adaylığının gündeme geldiği bugünlerde hemen hergün bir konunun AB ölçütlerine uygunluğu tartışmaya açılıyor. Kamuoyuna daha çok "kokorecin yasaklanması" ya da "dolmuşların kaldırılması" gibi yüzeydeki değişikliklerle yansıyan bu uyum sürecinde gözlerden kaçırılan bir alan var ki aslında AB'ye uyum tartışmalarında başı çekmesi beklenirdi: Kentler. AB'ye giriş sürecinde kentsel politika ve kentsel yaşamın masaya yatırılması iki açıdan önem taşıyor: Öncelikle,
more » ... yor: Öncelikle, Türkiye'nin kentsel alanda AB ölçütlerini yakalamasının, bütün politika alanlarında uyum sağlaması anlamına geleceğini söylemek gerekir. Çünkü, her türlü ortak ve toplumsal gereksinimlerin karşılandığı, gündelik yaşamın kalbinin attığı kentler, bir anlamda yukarıdan alınan soyut nitelikteki kararların uygulamaya geçirildiği, can bulduğu alanlardır; kentlerde etkisini göstermeyen hiçbir politika kararına rastlanamaz. İkinci olarak kentler, Birleşik Avrupa tasarımında en önemli birleştirici unsurlardan birini oluşturuyor. Bir uygarlık projesi olarak nitelendirilen AB'nin öncelikle uygarlığın yaratıcısı ve taşıyıcısı olan bu alanlarda somutlaşmasının beklenmesi boşuna değil. Türlü dillerde, kent ve uygarlık sözcüklerinin aynı kökten gelmesinin de gösterdiği gibi, uygar bir yaşam düzeyine erişmede ilk adımların kentten atılması gerekmektedir. 1 AB'de benimsenen temel politikalar çerçevesinde Türkiye kentlerinin ve izlenen kentsel politikaların değerlendirildiği bu yazının kaleme alınmasında ilk etmen yerleşim yerlerine ilişkin tartışmaların daha çok "AB-yerel yönetimler" ya da "AB-çevre sorunları"na odaklanması, bir anlamda "kentsel alan"ın gözardı edilmesi olmuştur. Bir bakıma, AB-Türkiye ilişkilerini kentsel politikalar çerçevesinde inceleyen çalışmaların azlığı, AB'de başlı başına kentsel politikaları ele alan kapsamlı tüzel belgelerin yokluğuna bağlanabilir. Gerçekten de, Birlik, çevre ve yerel yönetim politikalarını bağımsız bir sorun alanı olarak görüp bu alanlar için bağlayıcı metinler hazırlarken, aynı çabayı kentsel politikalar için gerekli görmemiştir. AB ve Kentler AB'nin kentsel yaşamı ilgi alanı içinde görmesinin ve kentsel politikaların gelişim doğrultusunu belirleyecek yol gösterici metinler ortaya koymasının en önemli nedeni, Avrupa'nın dünyanın en kentleşmiş bölgelerinden birini oluşturmasıdır. Nüfusunun yaklaşık %80'i kentsel alanlarda yaşayan bir örgütlenmenin kentsel politikaları ilgi alanı dışında görmesi beklenemezdi. (Bkz. Çizelge I-II) Kentsel konuların sürekli Birlik gündeminde yer almasında, kentlerin tarih boyunca Avrupa uygarlığı için taşıdığı önem de rol oynamaktadır. * A.Ü. Siyasal Bilgiler Fakültesi 1 Kent ve uygarlığın türlü dillerde aynı kökten türediğini gösteren örnekler için Ruşen Keleş'in bu sayıdaki "Kent ve Kültür Üzerine" adlı yazısına bakılabilir.
doi:10.1501/0001591 fatcat:fonnjfhhvjfjhhbeg4llkiw6uu