İNTİHAR GİRİŞİMİNDE BULUNANLARDA SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLER, STRES ETMENLERİ VE RUHSAL BOZUKLUKLAR

A. DEVECİ, Ö. AYDEMİR, S. MIZRAK
2004 Kriz Dergisi  
Objective: The aim of this study was to detect the frequency of suicide attempts as well as psychological disorders for the individuals that attempt to commit suicide in the province of Sivas and clarify the relation between suicide attempts and the relevant characteristics. Method: The socio-demographic information was collected during the clinical interview. Structured clinical interview for axis I disorders based on DSM-IV (Structured Clinical Interview for DSM-IV, SCID-I) and structured
more » ... and structured clinical interview for personality disorders based on DSM-III-R (Structured Clinical Interview for DSM-III-R, SCID-II) were administered, consecutively. Results: Majority of the suicide attempters were women, at the 18-29 age group, people with low level of education, housewives and unemployed people of low socio-economical status whose parents also have a low education profile and people who belong to the core family structure. The most common method of suicide attempts was taking high doses of drugs. The most frequent reported reason for suicide was family disputes (33%). 61% of the cases were identified as having an axis I disorder and 58% were identified as having an axis II disorder. The most frequent axis I diagnosis was major depressive disorder and the most frequent axis II diagnosis was borderline personality disorder. Mood disorders were more common among married people, people at age 30 or older, people who have a history of a psycho-social stress factor before attempt and among those who have previous suicide attempts. Cluster B personality disorders were more common among people with dysfunctional family relationships, split family, alcohol abuse and previous suicide attempts. Conclusions: In-depth assessment for cases with depressive disorder and borderline personality disorder should include inquiry about previous suicide attempts and these cases should receive appropriate treatment. It should be kept in mind that the probability of suicide attempts is high for these cases. ÖZET Amaç: Bu çalışmanın amacı, Sivas ilinde intihar girişiminde bulunan bireylerde intihar girişimi ve sonuçları üzerinde etkili olan ruhsal bozuklukların sıklığını saptamak ve bunların sosyodemografik ve intihar girişimiyle ilgili özelliklerle ilişkisini ortaya koymaktır. Yöntem: Hastalarla yüz yüze görüşme yapılarak önce sosyodemografik bilgi formu, daha sonra ise I. eksen'de yer alan bozukluklar için DSM-IV'e göre yapılandırılmış klinik görüşme kılavuzu (Structured Clinical Interview for DSM-IV, SCID-I) ve kişilik bozuklukları için DSM-III-R'e göre yapılandırılmış klinik görüşme kılavuzu (Structured Clinical Interview for DSM-III-R, SCID-II) uygulandı. Bulgular: İntihar girişiminde bulunan olguların çoğunluğu kadın, 18-29 yaş grubunda, düşük eğitim düzeyinde, evhanımı ve işsiz, düşük sosyoekonomik düzeyde, anne babası düşük eğitim düzeyinde, çekirdek aile yapısında idi. İntihar girişimde en sık kullanılan yöntem fazla miktarda ilaç alımı idi. En sık bildirilen intihar nedeni aile geçimsizliği (% 33) idi. Olguların %61'inde Ι. eksen tanısı, %58'sinde II. eksen tanısı saptandı. En sık saptanan I. eksen tanısı major depresif bozukluk, en sık saptanan II. eksen tanısı sınırda kişilik bozukluğu idi. Evli olanlarda, 30 yaş ve üstü olanlarda, girişim öncesi psikososyal stres etkeni ve intihar girişimi öyküsü olanlarda duygudurum bozukluğu daha sıktı. Aile ilişkileri iyi olmayanlarda, parçalanmış aileye sahip olanlarda, alkol kullanımı ve intihar girişimi öyküsü olanlarda B kümesi kişilik bozukluğu daha fazlaydı. Sonuç: Depresyonu ve sınırda kişilik bozukluğu olan olgular iyi değerlendirilmeli, intihar girişimi öyküsü sorgulanmalı ve tedavi edilmelidir. Bu olgularda intihar girişimi olasılığının yüksek olduğu akılda tutulmalıdır. Anahtar sözcükler: İntihar girişimi, ruhsal bozukluk, kişilik bozukluğu, risk etkenleri
doi:10.1501/kriz_0000000218 fatcat:paw6w4m6tfhynh3bthlpn26huu