Geoffrey Chaucer'in Trolius ve Criseyde eserinde kültürötesilik

Hay Funda
2017 Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi  
İnsanın bulunduğu her yerde etkileşimin ve kültürel bir alışverişin olduğu bilinmektedir. Belirli bir coğrafyaya yerleşerek tek bayrak altında tek millet olarak yaşayan topluluklardan çok daha önce de ticaret, göç ya da savaş gibi çeşitli nedenlerle insanlar arasındaki etkileşim kaçınılmaz hale gelmiştir. Bu bağlamda millet bilincinin ortaya çıkıp, kendi ülkelerinin kalkınması amacıyla güçlü devletlerin başlattığı sömürgecilik hareketinden önce de kültürel etkileşim görülmektedir. Sömürgecilik
more » ... e Sömürgecilik-Sonrası çalışmalar 20. yüzyılda araştırmacılarını kültürötesilik alanına yönlendirmiştir. Kültürötesi çalışmaları, kültürün geçmiş ve bugünle var olduğunu ortaya koyarak bir şekilde etkileşim halinde olan kültürlerin mevcut kültürel yapıya katkıda bulunduklarını vurgular. İnsanın olduğu her dönemde etkileşim olduğu göz önüne alındığında kültürötesilik çalışmaları Ortaçağ gibi geçmiş bir dönem için de söz konusudur ve birçok Ortaçağ eserinde kültürel etkileşimin izleri metinlerarasılık aracılığıyla görülebilmektedir. Bu çalışmada Geoffrey Chaucer'ın M.S. 14. yüzyılda kaleme aldığı ve M.Ö. 12. yüzyılda gerçekleştiği düşünülen Truva Savaşı'nın gölgesinde yaşanan bir aşk hikâyesinin anlatıldığı Troilus and Criseyde eseri kültürötesilik bağlamında incelenecektir. Cultural interaction is possible wherever people live. Due to various reasons such as trade, migration and war, interaction among people became inevitable long before communities had begun to live as a nation under one ag in a certain land. Thus, cultural transactions could be seen even before colonialism initiated by the powerful nations in purpose of the development of their own states. In the 20th-century, colonial and post-colonial studies have steered researchers towards the notion of transculturalism. Transcultural studies elucidate that culture is established with the past and present, and that cultures, which interact with each other one way or another, contribute to the construction of the present culture. In view of the existence of interaction among communities in every period, transcultural studies is applicable to medieval studies, and the traces of cross-cultural transactions can be detected in many medieval literary works by means of intertextuality. In this article, Geoffrey Chaucer's Troilus and Criseyde, a fourteenth-century text about a love story that is assumed to take place in the twelfth century B.C. during the Trojan War, will be analysed within the framework of transculturalism. Kültürler arasındaki etkileşimin belli bir dönemle ya da belli bir coğrafya ile sınırlandırılamayacağını savunan kültürötesi araştırmacıları, insanların kendi medeniyetlerini ve kültürlerini oluşturmaya başladıkları ilk zamanlardan itibaren sürekli bir etkileşim halinde olduklarını ortaya çıkarmaktadırlar. Terim olarak ilk kez 1940 yılında Fernando Ortiz tarafından ortaya atılmış olan kültürötesilik, kültür çalışmaları çerçevesinde bir kuram olarak geliştirilmiştir. Bu kuram, kültürel gelişim sürecinde etkileşimin ve melezleşmenin kaçınılmaz olduğunu ortaya koyarak, kültürün önemli bir bölümünü oluşturan sanat eserlerinin de tek kültürle ve tek dönemle sınırlandırılamayacağını, daha derin bir araştırmayla farklı kültürlerin ve dönemlerin izlerini bulmanın mümkün olacağını göstermektedir.
doi:10.1501/dtcfder_0000001534 fatcat:y7qlcuwjazbvjbed5tsx344pbm