KASTAMONU İLİ VE YAKIN ÇEVRESİNDE SICAKLIĞIN VE YAĞIŞIN YÖRESEL DAĞILIMI

Celalettin DURAN
2017 Journal of International Social Research  
Öz 1860 yılından beri yapılan aletli ölçümler, Dünya yüzeyindeki ortalama sıcaklığın özellikle 1970'lerden itibaren dikkat çekecek şekilde arttığını ortaya koymaktadır. Bununla birlikte, Dünya sıcaklığının 21. yüzyılda 1,5 °C ile 5,0 °C arasında artacağı tahmin edilmektedir. Türkiye'de ise 2030 yılında yaz ve kış sıcaklıklarının 2,0 °C-3,0 °C civarında, kış yağışlarının ise % 10'a kadar artacağı, yazın yağışların azalacağı ve toprak nemi bakımından kuraklığın artacağı bildirilmektedir. Ayrıca,
more » ... lmektedir. Ayrıca, Türkiye'deki yağış rejimindeki değişikliklerde, doğudan batıya doğru gidildikçe yüzde olarak artan (% 40) azalmaların dikkati çektiği vurgulanmaktadır. Bu çalışmada, ülkemizin Batı Karadeniz Bölgesi'nde yer alan Kastamonu, Karabük ve Bolu illerinin merkez meteoroloji istasyonları için 1980-1999 ve 2000-2015 yılları arasındaki minimum, maksimum ve ortalama sıcaklık değerleri ile maksimum ve toplam yağış miktarları incelenmiştir. Sonuçlar, aylar bazında minimum ve maksimum sıcaklıklarda belirgin artışların olduğunu işaret etmektedir. Bununla birlikte, Kastamonu, Karabük ve Bolu illerinin aylık ve yıllık ortalama sıcaklık verilerinde, özellikle yaz aylarında artış eğilimi tespit edilmiştir. Diğer taraftan, 1980-1999 ve 2000-2015 yılları arasındaki periyotlarda Kastamonu ve Bolu illerinin yaz aylarına (Temmuz ve Ağustos) ait yağış verilerinde azalış eğilimi ortaya çıkarken, Karabük ilinin aylık ve yıllık ortalama yağış verilerinde azalış eğilimi ortaya çıkmıştır. Yağış miktarlarındaki azalma kuraklık tehdidini beraberinde getirmesi bakımından çok büyük bir öneme sahiptir. Bunun yanı sıra, yağışlardaki önemli miktardaki azalmalar ve yüksek sıcaklıklar, kuraklığın artış göstermesine neden olabilir. Öte yandan, Türkiye'miz, küresel ısınmanın potansiyel etkileri açısından, riskli ülkeler arasında yer almaktadır. Bundan dolayı, iklim değişikliklerine karşı gerekli önlemler alınmaz ise iklim değişikliğinin ülkemiz ekosistemlerinin bileşimini ve üretkenliğini bozacağı ve biyolojik çeşitliliği azaltacağı kaçınılmaz olacaktır. Abstract Instrumental measurements made since 1860 have revealed that the average temperature on the Earth's surface had increased remarkably since the 1970s. At the same time, it is estimated that the world temperature will increase between 1.5 ° C and 5.0 ° C in the 21 st century. In Turkey up to 2030, it is reported that summer and winter temperatures will increase around 2.0 °C-3.0 °C, winter precipitation will increase by up to 10%, summer precipitation will decrease and, the drought in terms of soil moisture will increase. Furthermore, it is emphasized that there will be changes in the precipitation regime with decreasing in percentage (40%) from the east to the west in Turkey. In this study, the minimum, maximum and mean temperature values and maximum and total precipitation amounts between 1980-1999 and 2000-2015 for central meteorological stations of Kastamonu, Karabuk and Bolu in Western Black Sea Region of our country were examined. The results indicate marked increases in minimum and maximum temperatures on a monthly basis. Besides, increasing tendency was determined in the Kastamonu, Karabuk and Bolu monthly and annual mean temperature data, especially during the summer months. On the other hand, in the period between 1980-1999 and 2000-2015 years, average precipitation data of Kastamonu and Bolu provinces during the summer months (July and August) showed a tendency to decrease, while the monthly and annual average precipitation data of Karabük province showed a tendency to decrease. The reduction in the amount of precipitation is significant from the point of posing the drought threat. Furthermore, significant decreases in precipitation and high temperatures can lead to an increase in drought. Conversely, Turkey is among the riskiest countries in terms of the potential effects of global warming. Therefore, if necessary precautions are not taken against climate changes, it will be inevitable that climate change will degrade the composition and productivity of ecosystems in our country and reduce biological diversity.
doi:10.17719/jisr.2017.1911 fatcat:feephlvkffbcxan7fxlwfmxqxu