XIX. Yüzyılda Erzincan Kazasında Salgın Hastalıklar (Kolera, Frengi, Çiçek Ve Kızamık)

Abdülkadir GÜL
2009 Journal of Turkish Research Institute  
ÖZ Bulunduğu konumu itibariyle Erzincan ve çevresi tarihin her döneminde doğal afetlerin yoğun görüldüğü bölgelerden biri olmuştur. Bu çalışmada, doğal afetler içerisine dâhil edilen salgın hastalıklardan; kolera, frengi, çiçek ve kızamık hastalıklarının, XIX. yüzyılda bölgedeki seyri ortaya konulmaya çalışılmıştır. Çalışma iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölüm kolera salgınları, ikinci bölüm frengi, çiçek ve kızamık salgınlarından oluşmaktadır. Sonuç bölümünde ise, incelemede elde
more » ... incelemede elde edilen bulgular genel başlıklar altında sunulmuştur. ABSTRACT Because of its location, Erzincan and its environment have always been one of the religions that natural disasters have frequently been seen. In this study, the course of the diseases of cholera, syphilis, smallpox and measles that are inclueded in natural disasters in the region in XIX. century. The study is composed of two parts. In the first part, the epidemics of cholera; and in the second part the diseases of smallpox and measles are dealt with. As fort he conclusions, the findings that are obtained from the examination are presented under general topics. GİRİŞ Araştırma Konusu ve Amacı alışmada, XIX. yüzyılda Erzincan Kazası'na bağlı, Erzincan, Kemah, Refahiye (Gercanis) ve Pülümür'de görülen salgın hastalıklar incelenmiştir. Çalışma iki bölümden meydana gelmektedir. Birinci bölümde; Erzincan ve çevresinde görülen ve 1892-1894, 1907-1910 seneleri arasında bölgeyi kasıp kavuran iki büyük kolera salgını ele alınmıştır. İkinci Ç * Erzincan Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğrt. Üyesi. TAED 41, 2009, 239-270 ~ 240 ~ A. GÜL: XIX. Yüzyılda Erzincan Kazasında Salgın Hastalıklar (Kolera, Frengi, Çiçek ve Kızamık) bölümünde ise; diğer salgın hastalıklar başlığı altında, bölgesel veya salgın olarak görülen frengi, suçiçeği ve kızamık hastalıkları incelenmiştir. Çalışmada, İstanbul Başbakanlık Osmanlı Arşivi'ndeki muhtelif tasniflerde bulanan belgelerin yanı sıra, bölgeyi ziyaret eden seyyahların gözlemlerinden ve salgın hastalıklar üzerine yapılmış çeşitli çalışmalardan istifade edilmiştir. İncelenen dönem içerisinde: 1. Erzincan ve çevresinde hangi hastalıkların etkili olduğu, 2. Salgınların kaynaklarının neler olduğu ve boyutları, 3. Salgınlarda meydana gelen ölümler, 4. İklim şartlarının hastalıkların salgın haline dönüşmesine etkisi ve salgınların hangi aylarda daha yoğun görüldüğü, 5. Halkın hastalıklara karşı tutumu ve devletin salgınlara karşı aldığı tedbirlerin neler olduğu? sorularının cevapları aranmıştır. Erzincan, Doğu Anadolu Bölgesi'nin Yukarı Fırat Bölümünde yer alır. İl; doğuda Erzurum, batıda Sivas, Güneyde Bingöl, Tunceli, Elazığ ve Malatya, kuzeyde ise Giresun, Gümüşhane ve Bayburt ile komşu olup, ana ve tali yolların kesişme noktasında bulunmaktadır. Erzincan; Sivas-Erzincan-Erzurum-Tebriz yolu, Trabzon-Köse-Kelkit-Erzincan-Kemah-Eğin-Elazığ veya Malatya yolu, Erzincan-Demirözü-Bayburt yolarının kavşak noktasın bulunmaktadır. Bu konumu, çevre vilayetlerde çıkan salgın hastalıkların Erzincan'da görülmesine zemin hazırlamıştır. Erzincan ve çevresinin tarihi süreç içerisinde, Erzurum, Trabzon ve Sivas Vilayetleri'nde görülen salgınlardan etkilendiği görülmektedir. Özellikle Kafkasya ve İran'da ortaya çıkan salgınlar önce Erzurum ardından Erzincan'da, deniz sınırı olduğundan dolayı hastalıklara karşı korumasız bir durumda olan Trabzon Vilayeti, Kafkasya ve Rusya'da ki salgınlarda etkilenmiş ve salgınlar, önce Trabzon Vilayeti'nde sonrada Erzincan'a yayıldığı anlaşılmaktadır. Hastalıkların salgın haline dönüşüp daha geniş bölgelere yayılmasında, bölgeler arası ve bölgesel birçok unsur etkili olduğu söylenebilir. Bölgelerarası etkenler arasında; kervanlar, çerciler, asker sevkıyatları, göçler, hac seyahatleri gibi bir yerden başka bir yere seyahatlerde bulunan kişi ve topluluklar, hastalığın bir bölgeden başka bir bölgeye yayılmasına zemin hazırlamışlardır. 1 Bunun yanı sıra hastalıkların dar bir bölgede yayılmasında; dini bayramlar, törenler, ölülerin yıkanması, kışla, hastane ve ibadethaneler gibi insanların toplu olarak kullandıkları mekânlar, aile üyelerinin hastalara bakmaları, aynı kaptan yeme veya su içmeleri, hastalıktan ölen kişinin 1 A.Ü. Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Dergisi Sayı 41 Erzurum 2009 ~ 241 ~ eşyalarının kullanılması, hasta ve komşu ziyaretleri, çöpler, lağım ve açıkta olan kirli sular gibi durumlar etkili olmuştur. 2 Hastalıkların Erzincan ve çevresinde yayılmasında etkin birçok unsurun varlığı, hastalıkların bulaşma ve yayılma yollarının karmaşıklığı, hastalıkların yayılma sebebi, yukarıda saydığımız bir veya birkaç unsurdan kaynaklanmış olacağından dolayı, hastalıkların odak ve tam çıkış noktasını net bir şekilde ortaya koymak oldukça zordur. Koleranın Tanımı ve Özellikleri Belgelerinde; "illet-i kolera" 3 , "illet-i âdiyye" 4 veya "illet-i mahûf" 5 olarak adlandırılan kolera, epidemi-pandemi * halini alabilen, insanlarda akut başlangıçlı bulantısız kusma, karın ağrısız şiddetli ishal, kısa zamanda su ve elektrolit kaybına bağlı olarak gelişen ve kısa sürede müdahale edilmezse oldukça öldürücü olan bir enfeksiyon hastalığıdır. 6 Çeşitli yollarla yayılabilen kolera virüsü, düşük sıcaklıklarda yaşayabildiği gibi, ılık ve nemli ortamları daha çok sever ve bu şartlarda kolayca çoğalır. Basit bir ifadeyle, kolera hijyen şartlarının yetersiz oluşundan kaynaklanan bulaşıcı bir hastalık olup, bu hastalıktan korunmanın en önemli yolu temizliktir. 7 Kolera için epidemiyolojik * açıdan önemli iki nokta, kıtalararası salgına yol açabilmesi ve etkilediği ülkelerde endemik yerel seyir göstermesidir. Epidemilerin görüldüğü vakitler genellikle sıcak aylardır. Kirli su kaynakları, koleranın bulaşmasında önemli rolü oynar. Bu nedenle kolera epidemilerinin gelişmesinde önemli olan bir nokta da alt yapının iyi olmamasıdır. Özellikle, kışla, hapishane, okul ve hastane gibi mekânlarda, hastalığın salgına dönüşme riski daha kuvvetlidir. 8
doi:10.14222/turkiyat972 fatcat:jaiitbhldnav7jfhhtjxl55ehe