BALIKESİR'DE HAVA KİRLİLİĞİNİN SOLUNUM YOLU HASTALIKLARININ MEKÂNSAL DAĞILIŞI ÜZERİNE ETKİSİNİ ANLAMADA JEO-İSTATİSTİK TEKNİKLER Geostatistic Techniques for Understanding the Effects of Air Pollution

Şermin TAĞIL
2007 Co  
Özet: Bu çalışmanın amaçları: Balıkesir kentinde (a) hava kirliliği ve solunum yolu hastalıklarından hastaneye yatanlar (SYHHY) arasındaki ilişkinin araştırılması, (b) genellikle yüksek oranlara sahip alanları tanımlamak için SYHHY'ın coğrafî ve zamansal dağılışının betimlenmesi, (c) haritalayarak SYHHY'ın kümelenmesinin ortaya konması ve (d) SYHHY'ın kümelenmesi üzerine hava kirliliği kontrolünün tespit edilmesidir. Çalışmada CBS tabanlı analizler, SYHHY'ın mekânsal sürecinin ve mekânsal
more » ... n ve mekânsal deseninin tespitinde yol gösterici olmuştur. Analizlerde 2000-2005 dönemi boyunca Göğüs Hastalıkları Hastanesi'nde kaydı tutulan SYHHY ve yine aynı döneme ait partiküller madde (PM) ile kükürt dioksit (SO 2 ) verileri kullanılmıştır. Nicel coğrafyayı ve mekânsal teknolojiyi bütünleştiren jeo-istatistik analizlerinden Moran I, Geary Oranı, Genel G İstatistiği, Lokal Moran I, Lokal G istatistiği ve Moran Saçılım Grafiği SYHHY'ın mekânsal oto-korelâsyonunun ve kümelenmesinin tespitinde kullanılmıştır. SYHHY ve hava kirliliği arasında anlamlı bir korelâsyon tespit edilmiştir. SYHHY'ın istatistikî olarak anlamlı yüksek oranda mekânsal ve zamansal kümelenmenin kentin en alçak kesiminde olduğu tespit edilmiştir. Kısaca kentteki topografik farklılıklar, hava kirliliğinde mekânsal farklılıklara neden olan mikro iklimlere; bu da solunum yolu hastalıklarından hastaneye yatanların mekânda eşit dağılmamasına neden olmuştur. Bu bilgi, hastalık kontrol stratejisinde rehber kararların alınmasında önemlidir. Abstract: Objectives of this study were to: (a) investigate the association between outdoor air pollution and respiratory disease hospitalization (RDH), (b) describe the geographical and temporal distribution of RDH cases in order to identify areas with unusually high rates, (c) put forward the clustering of RDH with mapping, and (d) identify the control of air pollution on RDH clustering in the city of Balıkesir. In this study GIS-based spatial analyses were conducted to detect spatial processes and spatial patern of RDH. Analyses were done using RDH data reported during 2000-2005 from Pulmonary Diseases Hospital, and also sulphur dioxide (SO 2 ) and particulate matter (PM) data recorded during the same period. Moran's I, Geary's Ratio, General G Statistics, Local Moran I, Local G Statistics and Moran Scatterplot from geostatistic analysis, which attempts to integrate the quantitative geography and spatial technology, were used to detect spatial autocorrelation and clusters of RDH. A significant correlation between RDH and air pollution was found. Statistically significant high rate spatial and space-time clusters were identified in the lowest district of the city. Shortly, topographic differences in the city caused different micro-climatic conditions being reason of Giriş Hava kirliliği aşırı kullanılan fosil yakıtlar nedeniyle gelişen dünyanın en büyük problemlerinden biridir. Hava kirliğinin birincil kaynak alanlarından biri, fosil yakıtların kullanımı nedeniyle kentlerdir. Sadece fosil yakıtlar değil, motorlu araçlar da kent merkezlerinde hava kirliliği seviyesinin artışının nedenidir (Keleş ve Ilıcalı, 1998; Mayer, 1999) . Ancak kentlerin hem fazla nüfusu barındırdığı, hem de göçlerle nüfusunun arttığı dikkate alınırsa, gün geçtikçe daha fazla birey hava kirliliğinden etkilenmektedir. Kirli hava, basit göz burun rahatsızlıklarından zatürree ve verem gibi önemli akciğer hastalıklarına kadar pek çok hastalığa neden olabilmektedir. Birçok çalışma, partiküller madde (PM) ve kükürt dioksit (SO 2 ) seviyesi ile ölümler, hastane başvuruları, solunum sistemi sorunları ve hastalıkları arasında ilişkinin olduğunu göstermektedir (Dockery ve diğ., 1992; Holland ve diğ., 1979; Janssen ve diğ., 1995). Kardiovasküler ya da akciğer hastalıkları olanlar, özelliklede yaşı büyük ise PM ve SO 2 ile ilgili birçok sağlık sorunundan gençlerden daha fazla etkilenmektedir (Hasabelnaby ve diğ., 1989). Ancak çocuklar ve astımlılarda da PM ve SO 2 , artan solunum sistemleri belirtilerine ve azalan akciğer faaliyetlerine neden olmaktadır (Colome ve diğ., 1992). Astım gibi solunum yolu rahatsızlığı olmayan kişilerde dahi yüksek seviyedeki PM ve SO 2 hırıltıya, öksürmeye, göğüs sıkışmasına ve kısa nefes almaya neden olmaktadır (Bozkurt ve diğ., 1998). Epidemiyolojik çalışmalara göre tek başına ya da diğer kirleticilerle birlikte PM ile ilgili sağlık riskleri gün geçtikçe artmaktadır. PM solunum sisteminde birikmekte; hava kesecikleri ve bronşlarda tutulmakta; solunum sisteminin kendi kendini temizlemesine engel olmaktadır. Genellikle SO 2 ise mukoza üzerinde tahrişe neden olmakta ve bu da bronşit, astım gibi kronik hastalıkların oluşumuna yol açmaktadır. Böylesine zararlı olan PM ve SO 2 ile ilgili ilk radikal karar, Londra'da 1272 yılında Kral Edward tarafından kömür yakılışının yasaklanması olmuştur (Hale ve diğ., 2004). SO 2 ve PM seviyelerinde gelişmiş ülkelerde gerileme olmakla birlikte; Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerde tehdit devam etmektedir (Bayram, 2005) . Coğrafya altında sağlık coğrafyası, çevre koşulları ile hastalıklar arasındaki karmaşık ilişkiyi incelemektedir (Tunstall ve diğ., 2004). Sağlık coğrafyası, sağlıkla ilgili konuları araştırmak için coğrafî teknikleri ve kavramları kullanmaktadır. Bu kapsamda Çevresel Epidemiyoloji (Environmental Epidemiology), hastalıklar ve fiziki çevre arasındaki ilişkisi incelemekte; diyet ve sigara gibi yaşam standartlarına bağlı şartlar ve fiziki şartları (astım ve hava kirliliği, su kaynaklarında kirlilik) dikkate almaktadır (Bithell, 1990; English, 1992) . Coğrafî Epidemiyoloji (Geographical Epidemiology) ise hastalıkların kümelenmesini, hava kirliliğinin nokta ve çizgi kaynaklarıyla ilişkili olarak kümenin tanımlanmasını ve mekânsal-zamansal hastalık oranını incelemektedir (Bithell, 1990; English, 1992) . Coğrafî Bilgi Sistemleri (CBS) ve uzaktan algılama teknolojileri, sağlık coğrafyasında özellikle hastalıklar ve coğrafî çevre arasındaki ilişkiyi ortaya koymada gün geçtikçe daha fazla kullanılmaktadır (Gatrell ve Loytonen, 1998). CBS'nin sağlıkla ilgili konularda kullanımı Snow (1855) tarafından kolera ile ilgili yapılan çalışmadan buyana devam etmektedir. Jacquez (2000)'a göre CBS hastalıkların sonuçlarını izlemede, sağlık risklerini ortaya koymada ve müdahale planlarının hazırlanmasında önemlidir. Epidemiyolojide kümelenme analizi hastalıkların toplanışını belirlemek, istatistikî olarak anlamlı bir kümelenmenin olup olmadığını ve sonuç olarak kümelenme üzerine etkili faktörlere ait delilleri bulmak açısından önemlidir. Birçok hastalıkta kümelenmenin gösterilmesinde CBS analizleri kullanılmaktadır (Tiwari ve diğ., 2006). Bu çalışmanın amacı, Balıkesir kentinde solunum yolu hastalıklarından hastaneye yatanlar (SYHHY) ın mekânsal dağılışını ve bu dağılış üzerinde hava kirliliğinin etkisini ortaya koymaktır. Bu amaçla hava kirliliği unsurlarından SO 2 ve PM ile SYHHY'ın mekânsal ve zamansal dağılımı CBS tabanlı jeo-istatistik yöntemler kullanılarak analiz edilmiştir. Kentlerde hava kirliliği
doi:10.1501/cogbil_0000000070 fatcat:ygcweh5gyrcmje7gd33pdbbjgu