ESKİ ÇAĞLARDAN BU YANA ZAMAN ÖLÇÜMÜ VE TAKVİM

ÇAĞATAY Neşet
1978 Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi  
Zaman kavramı ve ölçüleri itibaridir: UzaKlık-yakınlık, uzunluk-genişlik, oylum (hacim) vb. gibi şeylerin ölçülerinde olduğu gibi, zaman ve onun ölçeği de itibaridir. İnsan ohnasaydı zaman kavramı da olmazdı. Örneğin ayda insan ve başka canlı yok zaman kavramı da yok. Oraya ait ölçüleri biz kendi normlarımıza göre nitelemekteyiz. Orada da düşünen canlı varlıklar olsaydı belki ölçüleri de başka olacaktı. Başka bir varsayım ele alalım: Ekvator kuşağındaki yerlerde saat farkı ve keskin mevsimler
more » ... ktur. Böyle bir ortamda, ay ve güneş olmayıp, dünyamıza kaynağı görünmez bir yerden sürekli bir yansımış ışık gelseydi, bu koşullar içinde ve gece ve gündüz de olmayacağından insanlar zaman kavramını bilmeyeceklerdi. Böyle bir ortamda da insanlar, öteki canlılar ve bitkiler, oluşup büyüyeeek, bu arada değişildiklere uğrayacak, sonunda ölecek yok olup gideeeklerdi ama, öyle bir ortamın düşünen canlıları, bu değişiklikleri herhalde ölçcmeyeeeklerdi. Bir ölçü kullanacaklar idiyse de o ölçü, bugün bizim kullandığımız za~an ölçüleri olmıyaeaktı. Bugün bizim kullandığımız zaman ölçüleri ve takvim, üzerinde yaşadığımız yeryuvarlağının koşulları ve olanakları iç'in geçerlidir. Bu yeryuvarlağı ise, doğal yasaları ve kuralları ile zorunlu olarak sıkısıkıya hağlı olduğumuz ve etkisi altında bulunduğumuz güneş sisteminin küçük bir parçasıdır. Bu sistemin öteki yıldızlarında, doğa-insan ve zaman ilişkilerinin niteliğinden haberimiz yok. Hele "evren" dediğimiz, saatin 1/360 olan saniyedeki hızı 295.000 Km. olan ışık ölçekle milyonlarca ışık yılı gidilebilse sonu, sınırı bilinmeyen, bulunmayan, tavansız, tabansız boşluk .. ,'o içinde, güneş sistemimiz gibi, görebildiğimiz ve göremediğimiz yüzbinlerce, milyonlarca yıldız kümeleri var. Bu kümelerden kimilerindeki canlıların biçimleri, yaşantıları ve başka şeyler üzerinde, düşünce ve görüş ileri sürme olanağından bugün için yoksunuz. İnsan oğlu, günün eşit ölçüde parçalara ayrılma işini bir çırpıda bulmuş değildir. Bu parçalardan herbirinin benimsenişi, kullanılışı, adlandırılışı, sürelerinin saptanı~ı uzun zaman almış ve ayrı toplumlara göre değişiklik göstermiştir. Gece ile gündüz, kış ve yaz gibi etkili ve sert değişiklilder yüzünden, can ve mal güvenliIderi bakımından, soğuktan, sıcaktan, açlık, susuzluk kaygısmdan dolayı insanlar çok eskiden beri zaman kavramının bilin" cine varmışlardır. Hizmet süreleri, ücretler, vergiler ve benzeri şeyler nedeni ile bu zaman kavramı ve takvim ölçeği özellikle hükümdarlar ve üst düzeydeki yöneticiler katında bilinmesi, göz önünde tutulması gerekli, hatta zorunlu birşeyolmuştur. Zaman kavramı üzerinde yaptığımız bu kısa girişve karşılaştırmadan sonra asıl konumW/;ageçebiliriz. ZAMAN Zaman nedir? Gece ile gündüzün, haftaların, ayların, mevsimlerin ve yılların oluşumunu sağlayan soyut kavramı zaman (çağ) olarak tanımlayabiliriz. Yeryuvarlağının, .kendi ekseni çevresindeki bir dönüş süresine "gün" diyoruz. Günün askatlan: saat, dakika, saniye ve salise'dir. Bunlar altmışar altmışar büyür, küçülür. Günün üskatları: Hafta, ay, mevsim, yıl ve yüzyıl diye adlandırılırlar. Takvim nediı'? Zamanın, belli bir olay başlangıç alınarak sıralanmasına "takvim" denir. Zamanın nesnel ye öznel türleri: Yukarıda as ve üskatlarını sıraladığımız zamanın ancak üç birimi doğada vardır ve nesneldirler. Bunlar: gün, ay ve yıldırlar. i J. ! Zamanıri öznel türleri: Bunlar, zamanın öznel yani, insanların saptadıkları itibari öıçülere göre nitelendirdikleri birİmlerdir. Bu öznel türler: saat, dakika, saniye, salise ile hatta ve yüzyıldular. Günün 24'e bölünüp herbirine saat denmesi ve bir saatin 60 dakikaya, bir dakikanın 60 saniyeye, bir saniyenin 60saliseye bölünmesi öznel ölçülerdir ki 24'e bölünen bir gün aslında 23 saat 56 sakika ve 4.09 saniyedir. Hafta da öyle... Yılın 365 gününün, yedişer günlük 52 parçaya bölünmesi (7x52=364) de itibaridir. Dilimize, farsçadaki yedi sayısını bildiren sözcükten gelme "hafta" yedi günü değiı de daha çok ya da daha aZ günü içine alabilirdi. Güneşin sabah nfuktan doğup akşam battıktan sonraertesi sabah yeniden doğuşuna dek geçen yani, bir gün ve bir gecelik zamana "gün" diyoruz. Bir başka deyimle gün, bizim kafamızın uydurduğu bir zaman ölçümü değil, bizim dışımızda yani, biz olsak da olmasak da oluşan ve akıp giden bir zaman birimidir. Ay ise; gökteki ay'ın, yeryuvarlağının çevresinde onbeş gün, küçücük biçimden, hergün büyüyerek tam bir bütün olduktan sonra onbeş gün de küçülerek en küçük duruma gelişine dek geçen süreye "bir ay" diyoruz. Daha doğru bir deyişle ay bu şekilde büyüyerek ve küçülerek yaptığı iki ,dolanımmı 59 günde tamamlar. Bir gök ayı 295306 gün yani 29 gün 12 saat 44 dakika ve 3 saniyedir. Yıla gelince; İnsanlar Önce, oniki gök ayının geçmesi ile oluşan 354 günlük yılın bilincine vardılar. Yani her 12 ay geçtikçe yılın aynı mevsiminin aynı günlerine gelindiğini anladılar. Ancak bu gök ayına dayanan yıl (Lunar year) 354 gün 8 saat 48 dakika 36 saniye sürer. Dünyanın güneş çevresindeki bir dönüşünden oluşan güneş yılı (Solar year) ise 365 gün 5 saat 47 dakika 48saniye olduğundan, ay yılı güneş yılından 10 gün 20 saat 59 dakil-:a 12 saniye daha kısa yani eksiktir. Bu eksiklik her 33 yılda bir yıl eder; yani 32 güneş yılı yaklaşık olarak 33 ay yılına eşittir. İşte insanlar bu iki tür yıl arasındaki değişikliğinbilincine çok geç, milliuan bir kaç yüzyıl önce vardılar. 107 ZAMAN ÖLÇÜMÜ VE TAKVİM 108 NEŞET ÇAGATA 'lt :; : ;;:: ,.
doi:10.1501/ilhfak_0000000284 fatcat:3l4qjswhmnh4plcz4simw72xzi