KÜRESELLEŞME VE HEGEMONİK GÜCÜ

Mehmet TAN-
2020 the Journal of Academic Social Sciences  
KÜRESELLEŞME VE HEGEMONİK GÜCÜ Öz Çalışma, küreselleşme ile birlikte hegemonik güçlerin ekonomik, siyasi, kültürel alanlarına etkilerini tartışmaktadır. Küreselleşme, mesafelerin göz ardı edildiği, her yere ulaşmanın olanaklı hale geldiği, farklı yerlerin birbirine iletişim ve etkileşime girdiği bir süreci ifade etmektedir. Ülkeler, küreselleşmenin sağladığı avantajlardan yararlanmak amacıyla küreselleşmeye ayak uydurmaya çalışmaktadır. Dünyada ekonomik alanda yaşanan gelişmeler, küresel bir
more » ... ler, küresel bir ekonomik sistemin oluşmasına neden olmaktadır. Bu durum küresel güçlerin etkinliğine işaret etmektedir. Küresel ekonomik gelişmeler küreselleşmenin siyasete etkisini kaçınılmaz kılmaktadır. Ulus ötesi şirketlerin artması, uluslararası bir hukukun oluşumuna neden olmaktadır. Bu minvalde oluşan organizasyonların hukuku ulusal devletlerin hukukunun üstünde yer alacak şekilde konumlandırılmaktadır. Küreselleşmenin ekonomik ve siyasi alanın yanı sıra kültürel alana da yansımaları olmaktadır. Küreselleşmeyle beraber bir kültür emperyalizmin yaşandığı ve küresel bir kültürün oluşumuna neden olduğu anlaşılmaktadır. Çalışma, küreselleşme kavramını hegemonik bir güç olarak ele almaktadır. Küreselleşmenin ekonomik, kültürel ve siyasi boyutları incelenirken bu alanda ortaya çıkan değişimlerin hegemonya ile ilişkisi irdelenmektedir. Abstract The study discusses the effects of globalization with hegemonic forces on economic, political and cultural fields. Globalization refers to a process where distances are ignored, reaching everywhere is possible, and where different places contact and interact with each other. Countries try to adapt to globalization in order to take advantages of globalization. Economic developments in the world cause the formation of a global economic system. This indicates the effectiveness of global powers. Global economic developments make the impact of globalization on politics inevitable. The increase of transnational companies causes the formation of an international law. The law of the organizations formed in this way is positioned above the law of the national states. Globalization has implications for cultural as well as economic and political spheres. It is understood that, with globalization, a cultural imperialism has been experienced and caused the formation of a global culture. The study considers the concept of globalization as a hegemonic force. While examining the economic, cultural and political dimensions of globalization, the relationship between the changes in this area and hegemony is examined. Giriş Günümüz dünyası iletişim, ulaşım ve etkileşim açısından mekânsal sınırlılıkların sınırlandığı bir dünyadır. İnsanlar, iletişim alanındaki gelişmeler sonucunda anlık olarak iletişime geçmekte ve mekânsal ayrılıkların önemi ortadan kalkmaktadır. Ulaşım alanında yaşanan gelişimler zaman ve mesafeleri kısaltmak suretiyle insanları kolay bir şekilde bir araya getirmeyi sağlamaktadır. Küreselleşme beraberinde etkileşimsel bir süreci meydana getirmektedir. Özellikle sosyal medya aracılığıyla insanların birbirini etkilemesi, insanlar arası etkileşimi kolaylaştırmaktadır. Günümüz kapitalizmi küreselleşmeyle beraber dünyanın her yanına yayılmakta ve piyasaları etkilemektedir. Kapitalist sistemin özünü oluşturan sermaye birikimi ve bu birikime sahip olan güçler ise, günümüz toplumlarında uluslararası bir niteliğe kavuşarak ekonomik ve siyasal bir hegemonyaya dönüşmüş durumdalar (Duman, 2016: 24). Küreselleşme, öncelikle Batı dünyasının merkezi konumunu ifade etmektedir. Batının merkezi konumunu koruma ve güçlendirme amacıyla diğer toplumlar ile ilişkiler geliştirmektedir. Bu ilişkiler karşılıklı olmakla birlikte daha çok bağımlı bir ilişkiyi işaret etmektedir. Merkez-çevre bağlamında değerlendirildiğinde batı dünyası merkezde yer alırken üçüncü dünya ülkeleri çevrede bulunmaktadır. Merkez-çevre ilişkisinde çevre ülkeler merkez ülkeye bağımlı olarak ilişki geliştirmektedir. Ekonomik, siyasi ve kültürel boyutlarıyla çevre ülkeler merkez ülkeye benzemeye çalışmaktadır. Ancak bu benzeme gayreti bir rızaya dayanmaktan ziyade küreselleşmenin hegemonik yönüne işaret etmektedir. Bu çerçevede küreselleşme rızaya dayalı gibi gözükmekle beraber daha çok hegemonik yönü gizli kalmaktadır. Küreselleşme kavramsal olarak çok kullanılmakla beraber küreselleşmenin olumlu ya da olumsuz olduğu da tartışılmaktadır. Küreselleşme sürecinin bazıları tarafından tehlikeli olarak görü-
doi:10.29228/asos.42234 fatcat:2fp2uisplfcexbvhz2lr3zcjti