Kübreviyye Tarikatı Şeyhi Seyfeddin el-Bâharzî'nin (ö. 659/1261) Esrârü'l-erbaîn li-ahyâri's-sâirîn Adlı Kırk Hadisi ve Hadislerde Muvaşşah (Akrostiş) Uygulaması

Mahmud Esad ERKAYA
2018 Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi (ÇÜİFD)  
Atıf / ©-Erkaya. M. E. (2018). Kübreviyye Tarikatı Şeyhi Seyfeddin el-Bâharzî'nin (ö. 659/1261) Esrârü'l-erbaîn li-ahyâri's-sâirîn Adlı Kırk Hadisi ve Hadislerde Muvaşşah (Akrostiş) Uygulaması, Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 18 (2), 825-871. Öz-İslam Tarihi boyunca pek çok sûfi tasavvuf alanında telif ettiği kıymetli çalışmalarının yanında tefsirden hadise, İslam hukukundan kelama varıncaya kadar derinleşmiş oldukları ilim alanları ile ilgili sağlam kaynaklara dayanan, zengin
more » ... ara dayanan, zengin içerikli ve ses getiren eserler ortaya koymuşlardır. Kübreviyye tarikatının önemli simalarından Seyfeddin el-Bâharzî de tasavvuf literatüründeki önemli eserlerinin yanında uzmanlaşmış olduğu hadis ilminin bir mahsulü olarak kırk hadisten oluşan bir eser meydana getirmiş ve buna Esrârü'l-erbaîn li-ahyâri's-sâirîn adını vermiştir. Esrârü'l-erbaîn, 16 varaktan oluşmaktadır. Henüz yayınlanmamış bu eserin istinsah yılı 840/1436 olarak gözükmektedir. Bâharzî kırk hadisin her birinin başına hadisi rivayet ettiği şeyhi, hadisi işittiği mekân, belde veya bulunduğu şehri ve hadisi aldığı tarihi mümkün olduğunca zikretmeye gayret etmiştir. Onun bu kayıtlarından anlaşıldığı kadarıyla eser, 607/1210 ile 628/1231 yılları arasında sema yoluyla aldığı hadisleri ihtiva etmektedir. Eserde bizzat hadis dinlediği on yedi ayrı şeyhinin ismi geçmektedir. Müellif eseri müridleri için bir hatırlatma olması ve sâlih kimselerin duasını almak için yazdığını belirtmektedir. Eser, tergîb ve terhîb konularındaki hadislerden derlenmiş olup müellife göre bunların tamamına yakını sahih rivayetlerden oluşmakta olup bazı rivayetlerin sıhhatinin ise problemli, en azından sahih derecesine ulaşamama ihtimali olduğu görülmektedir. Eserin en orijinal yönü hadislerin seçimi ve sıralanmasında gizlidir. Nitekim eserine alacağı hadisleri muhtelif zaman ve mekânlarda birebir görüştüğü * Bu makale 9-11 Şubat 2018 tarihinde Şanlıurfa'da düzenlenen "2. Uluslararası er-Ruha Sosyal Bilimler Kongresi"nde "Seyfeddin Bâharzî ve Esrârü'l-erbaîn li-ahyâri's-sâirîn Adlı Eseri" adıyla sunulmuş tebliğin düzenlenmiş ve genişletilmiş halidir. rivayet ettiği hadisler arasından seçmiştir. Hadislerin seçiminde rivayetlerin sıhhati ve konusu etkili olduğu kadar hadiste muvaşşah (akrostiş) sanatını uygulama gayretinin de etkili olduğunu söylemek mümkündür. Nitekim kırk hadisin her birinin ilk harfi bir araya getirildiğinde yukarıdan aşağıya müellifin ismi, künyesi ve nisbesi ortaya çıkmaktadır. Böyle bir uygulama yapmış olması, müellifin hadis birikimini göstermesi açısından ayrıca önemli addedilebilir. Öte yandan eser tek bir konu çerçevesinde derlenmiş kırk hadisten oluşmamaktadır. Neredeyse her bir hadis farklı bir mevzuyu işlemektedir. Eserde kısa, ezberlenmesi kolay rivayetler olduğu gibi çok uzun hadisler de bulunmaktadır. Bâharzî, eserde hadislerin metinlerinin yanında senedine de yer vermiştir. Senette hadisi aldığı şeyhini, ad, baba adı, künye ve nisbeyi ayrıntısıyla zikrederek vermektedir. Anahtar sözcükler-Seyfeddin Bâharzî, Tasavvuf, Hadis, Kırk Hadis. § § § Giriş Sûfî müelliflerin pek çoğu, İslâm Tarihi boyunca yalnızca tasavvuf kapsamında mütalaa edilen eserler telif etmekle kalmamış, bunun yanında tefsirden hadise, İslam hukukundan kelama varıncaya kadar derinleşmiş oldukları ilim dalları ile ilgili sağlam kaynaklara dayanan, zengin içerikli ve ses getiren eserler ortaya koymuşlardır. Bu sûfî müelliflerin sayıları azımsanacak miktarda değildir. Bunda tasavvufî terbiye almalarının yanında aynı zamanda uzun yıllar medrese tahsili görmelerinin büyük etkisi vardır. Böyle çok yönlü âlimler arasında aynı zamanda eş'arî kelâmcısı, şâfiî fakihi ve müderris olan Ebû Hâmid el-Gazzâlî (ö. 505/1111), uzun yıllar müderrislik yapan Abdülkadir el-Geylânî (ö. 561/1165), Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî (ö. 672/1273) ve Hacı Bayrâm-ı Velî (ö. 833/1430) gibi hemen herkesin ismini duyup yakından tanıdığı meşhur sûfî ilim adamları bulunduğu gibi bir de ismini yalnızca alanın uzmanlarının bildiği kimseler vardır. Bunlar, telif ettikleri kıymetli eserleri kütüphanelerde yazma nüshalar halinde kalan, sınırlı bir alanın dışında yayılma imkânı bulamamış ve yaşadıkları coğrafyalarda tanınmış olsalar da dünyanın farklı diyarlarına şöhretleri ulaşmaması dolayısıyla ilimlerinden Kübreviyye Tarikatı Şeyhi Seyfeddin el-Bâharzî'nin (ö. 659/1261) Esrârü'l-erbaîn liahyâri's-sâirîn Adlı Kırk Hadisi ve Hadislerde Muvaşşah (Akrostiş) Uygulaması | 827
doi:10.30627/cuilah.504970 fatcat:s2qyecrzljblrk4untabruga64