Coincidence of Asthma and Migraine in Cases of Stable Asthma
Stabil Astım Hastalarında Astım ve Migren Koinsidansı

Seyhan DÜLGER, Özlem ŞENGÖREN DİKİŞ, Aygül GÜNEŞ, Demet YILDIZ, Dilber YILMAZ DURMAZ, Tekin YILDIZ
2018 Turkiye Klinikleri Archives of Lung  
Ö ÖZ ZE ET T A Am ma aç ç: : Astım ve migren; inflamatuar ve nörolojik mekanizmalar içeren, epizodik ataklar ile seyreden kronik hastalıklardır. Bu çalışmada, ayaktan poliklinik takibinde olan stabil astımlı hastalarda, astım-migren birlikteliğinin araştırılması amaçlanmıştır. G Ge er re eç ç v ve e Y Yö ön nt te em ml le er r: : Mayıs 2014-Kasım 2015 tarihleri arasında göğüs hastalıkları polikliniğinde düzenli olarak aynı hekim tarafından izlenen ve tedavi edilen 48 stabil astım hastası
more » ... stım hastası çalışmaya alındı. Anamnez, fizik muayene ve spirometre ile astım tanısı almış hastalar migren açısından değerlendirilmek üzere nöroloji polikliniğine yönlendirildi. Hastalar; anamnez, nörolojik muayene ve ICHD-3 (Uluslararası Baş Ağrısı Bozukluklarının Sınıflandırması-3) kriterlerine göre değerlendirildi. Hastalar, benzer yaş ve cinsiyetteki sağlıklı kontrol grubu (n=39) ile karşılaştırıldı. Veriler SPSS 23 veri tabanında toplandı ve istatistiksel hesaplamalar için Pearson ki-kare ve Fisher testleri kullanıldı ve p<0,05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. B Bu ul lg gu ul la ar r: : Hastaların %87 (n=42)'si kadın, ortalama yaş 47,88±13,077 yıl idi. Kontrol grubunun %69 (n=27)'u kadın, ortalama yaşı 44,23±13,82 yıl bulundu. Hasta grubunun %35,4 (n=17)'ü migren tanısı alır iken, kontrol grubunun %12,82 (n=5)'si migren tanısı aldı. İki grup arasında migren görülme oranları açısından istatistiksel anlamlı fark bulundu. Vaka grubunda obezite ve komorbidite subgruplarında migren sıklığı açısından anlamlı fark tespit edilmedi. Migren varlığı ile ek hastalık ve beden kitle indeksi arasında korelasyon yoktu. S So on nu uç ç: : Bulgularımız stabil astım hastalarında astım-migren koinsidansının kontrol grubuna kıyasla yüksek olduğunu düşündürmektedir. Bu konuyla ilgili olarak her iki hastalığın ortak etiyopatogenezini de içerecek şekilde, daha fazla hasta sayısıyla planlanmış yeni çalışmalara ihtiyaç olduğu anlaşılmaktadır.
doi:10.5336/archlung.2018-61518 fatcat:kulxjpfqozcmhprrhgtubnyk4q